Yaratılış Gayesi Nedir? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 19,465
    Tecrübe Puanı: 234

    Yaratılış Gayesi Nedir?


    YARATILIŞ GAYESİ/AMACI HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİ


    Allah, kâinattaki bütün eşyayı bir hikmet ve nizam ile yaratmıştır. Bu nizam bir gayeyi hedeflemekte olup yaratıcının bilinmesinin en önemli delilidir. Kâinattaki nizam ve gaye, düşünce tarihi ile birlikte düşünen insanların dikkatini çekmiştir. Sokrat ve Çiçeron kâinattaki nizam ve gayenin yaratıcının delili olduğunu belirtmişlerdir. Varlıkların hikmeti ve nizamlı yaratılışı İslâm düşünürlerinin de dikkatini çekmiş ve Allah'ın birliğine delil olarak kullanılmıştır. Bu delili "hikmet ve inâyet" diye isimlendirmişlerdir.

    Filozof el-Kindî, tabiatta müşahede edilen ve yaratıcı hikmetin enginliğini, lütuf ve merhametinin sonsuzluğunu gösteren ahenk ve nizâmın, eşya arasında mevcut türlü tesir ve tepkilerin yüksek gayelerinin bulunduğunu söyler. Âlemin nizâm ve tertibe konulmasında, eşya ve hâdiselerin birbirine tesir icra etmesinde bir kısım varlıkların bir kısmının emri altına girmesinde, âlemin en uygun ve en yarayışlı tarzda yaratılmasında en sağlam tedbirin ve en yüce hikmetin yani Allah'ın delilleri vardır (B. Topaloğlu, Allah'ın Varlığı, 57, 58,143).

    Bütün varlıkların yaratılış gayesi Allah'a kulluktur (Sâf, 61/1). İnsanın, küçük canlıların, nebatların, dağların, yeryüzünün ve semânın yaratılışı bir gayeye yöneliktir: "Onlar üzerindeki göğe bakmazlar mı onu nasıl yükseltip süsledik? Göğün hiç bir kusuru ve eksik yeri de yoktur. Yeri de döşedik ve sabit dağlar koyduk. Yerde göze hoş gelen her çiftten bitkiler bitirdik. Bütün bunları Rabbine yönelen bütün kullar ibretle incelesinler ve tefekkür etsinler diye yarattık" (ez-Zâriyât, 50/56).

    Yaratılışın en yüce gayesi, Allah'a iman ve onu tanımaktır. Bütün noksan sıfatlardan yüce ve en üstün sıfatlarla muttasıf olan Allah'ı, tanımak ve ona kulluk borcunu yerine getirmek, gönül huzurunun kaynağıdır: "Onlar inanmışlardır. Allah'ı zikretmeleri sebebiyle kalbleri huzura kavuşmuştur. Uyanık olun, kalbler ancak Allah'ı zikretmekle huzura kavuşur" (er-Ra'd, 13/28).

    Zubeyr TEKKEŞİN

    İlgili Yazılar

  2. 2
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,206
    Tecrübe Puanı: 66
    Yer: gölbaşı

    Cevap: Yaratılış Gayesi Nedir?


    Kısaca yaratılış amacı

    İnsanın yaratılış gayesi Allaha kulluk, hayvanların yaratılış amacı ise insana hizmettir.



  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yaratılış


    Düşünüyorum düşünüyorum aklım almıyor mantığımı zorluyor hocam kainat nasıl yaratıldı yaratılmadan önce Rabbimiz napıyordu bu doktorlar arabalar mühendisler hastaneler yurtdışları şehirler yollar nasıl yapıldı bu kadar hastalığın ilaçları nasıl bulundu zamanında peygamberimizi görenler olmuş Oturup konuşmuşlar ama neden biz göremiyoruz bunlar mantığımı zorluyor kainat ve Rabbimiz hele de


  4. Reklam

  5. 4
    misafir1 Üye
    misafir1
    Üye

    Üye No: 122432
    Mesaj Sayısı: 48
    Tecrübe Puanı: 1

    Yorum: Yaratılış


    aklın başı önce sınırlarının farkında olmakdır, bugün hayatta neyi anlıyoruz ki yaradılışdan öncesini aklımız almıyor diyebilelim. dünya hayatında da her şey birike birike geliyor. yirmi sene öncesini elli sene öncesini büyüklerinden dinlesen bile, aa öyle miydi diyorsunuz. elli sene içinde birikenleri düşün, bin senelerde birikebilecek olanı düşün. kaldı ki yaradılışın kanunları esnetilemiyor bile. insan sadece yaradılanları daha işlevli bir şekilde kullanabiliyor. yoksa insan yine aynı insan. peygamberimiz savi insanların görmelerini ama bizim görmememiz, mantığını nasıl zorluyor. 1500 sene önce yaşamış birisini, 1500 sene önce yaşayan insanlar görürler, insanlar onunla konuşurlar. bugün 1500 sene önce yaşamış birisini görememek, oturup konuşamamak mantığını nasıl zorluyor. bizde insanlar olarak bir şeyler öğrenmek biriktirmek durumundayız, kaldıki öğrensek biriktirsek bile anlayabileceklerimiz anlayamayacaklarımızdan fazla olacakdır. biz bir şey anlayamayız zaten havalarında olmak da uygun değildir ama kendi sınırlarımızda malumdur.

    hayatta akıl referans olmaz, gerçekler referans olur. bilgi dışardadır, akıl onu anlamaya çalışır. dolayısıyla aklım almıyor gibi bir durumda olmaz. hayat akla vurulmaz, akıl hayata vurulur. aklın ham olması ve öğrenmeye açık olması ona öğretir. ama akıl referans olursa, kendini katı bir varlık olarak kabul ederse; hem bir şey öğrenmez, hem de yanlış sonuçlar çıkartır.


+ Yorum Gönder