Gayb Ne Demektir? Gayb Hakkında Ansiklopedik Bilgiler 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    yumna Üye
    yumna
    Üye

    Üye No: 46
    Mesaj Sayısı: 42
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 34

    Gayb Ne Demektir? Gayb Hakkında Ansiklopedik Bilgiler


    GAYB Nedir? Hakkında Ansiklopedik Bilgiler

    ‘Gayb’ sözlükte, gizli kalmak, görünmemek, gizlenmek, gözden kaybolmak demektir. ‘Gayb’ kelimesi isim ve sıfat olarak, gizlenen, hazırda olmayan anlamındadır.
    Bir başka deyişle ‘gayb’, duyu organlarından saklı kalan ve insanın bilgisinden gizlenen şeylere verilen addır.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    yumna Üye
    yumna
    Üye

    Üye No: 46
    Mesaj Sayısı: 42
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 34

    --->: GAYB


    a-Gaybın Kur’an’daki Anlamları:
    ‘Gayb’ kelimesi Kur’an’da bir kaç anlamda kullanılmaktadır.
    1-Şehâdet (duyular aleminin) karşıtı olarak, ‘bilinmeyen, duyularla görülmeyen âlem’ anlamında. Kur’an’da en çok anlamda kullanılmaktadır. Allah (cc) için ‘âlimü’l ğaybi ve’ş şehadeh- görünen ve görünmeyen âlemi bilen’ denilmektedir. (6 En’am/73. 9 Tevbe/24. 13 Ra’d/9. 32 Secde/6. 59 Haşr/22, v.d.)
    2-Yerde ve göklerde insanların bilip idrak edemeyeckleri derecede gizli olan şeyler anlamında. ‘Gaybu’s semâvâti ve’l ard-göklerin ve yerin gizlisi’ şeklinde gelmektedir. (2 Bekara/33. 11 Hûd/123. 16 Nahl/77. 35 Fatır/38, v.d.)
    3-Vahy anlamında. (81 Tekvir/24)
    4-Gizli ve kapalı anlamında ‘Onlar bilinmeze-meçhûle (gayba) taş atıyorlar’ âyetinde bu anlamdadır. (18 Kehf/22. 34 Sebe’/53)
    5-Kıyamet günü ya da azaba kavuşma zamanı anlamında. (3 Âli İmran/179. 10 Yunus/20. 72 Cin/26)
    6-Kader anlamında, ‘Eger gaybı bilseydim kendim için çok iyilik (hayr) yapardım ve bana kötülük dokunmazdı…” (7 A’raf/188) âyetinde bu anlamdadır.
    7-Durum bildirme ve niteleme sıfatı anlamında. Meselâ, salih kadınlar Allah’ın korumasına dayanarak ‘gayb’ı korurlar, yani kocalarının gıyabından onların namus, şeref ve mallarını korurlar. (4 Nisa/34)
    ‘Allah (cc) ‘gayb’ta (görünmezlikte), yani Allah’ı görmediği halde kendisinden kimin korktuğunu denemektedir.’ (5 Maide/94) Mü’minler Allah’ı görmedikleri (gayb olduğu) halde O’na inanır ve itaat ederler. (21 Enbiya/49)
    8-Geçmiş olaylar anlamında. Geçmiş ümmetlere ve peygamberlere ait haberlere Kur’an, ‘bunlar gayb haberlerindendir; bunları sana vahyediyoruz’ demektedir. (3 Âli İmran/43. 12 Yusûf/102. 18 Kehf/22)
    ‘Gayb’ kelimesinin sözlük anlamlarından ve Kur’an’da kullanılış tarzından anlaşılıyor ki, ‘gayb’ın esası bizzat mevcut olmamak değil, herhangi bir sebepten dolayı farkedilir olmamak, görünür olmamaktır.
    Aynı kökten gelen ‘gıybet’; bir kimseyi arkasından kötü yönleriyle anmak, ‘gaib’; kaybolan, gözden uzaklaşan şey, ‘giyabe’; dip, çukur demektir. Kur’an’da ‘gayâbetü’l cübb-kuyunun dibi’ şeklinde geçmektedir. (12 Yusuf/10, 15)
    ‘Gayb’ aynı zamanda görülmeyen, uzakta olan yerler ve şeyler hakkında da kullanılır. Bunun için yeniden diriliş, Cennet, Cehennem ve Ahirette olacak şeylere ‘gayb’ denmektedir. Yeri ve yönü belli olmayan bir ses hakkında ‘gaib’ten ses duymak’ denilir ki, bu da bilinmeyen, henüz idrak edilmeyen sesi anlatır.
    Kur’an, ‘gayb’ kelimesinin anlamina yakın manalar taşıyan başka kelimeler de kullanmaktadır. Bunlar, gizli, bilinmeyen, hissedilmeyen, içerde olan, saklanmış, duyulardan uzak, örtülü, sır olmuş gibi manalara gelmektedirler. Bunlardan bir kaçı şunlardır:
    Hafi, sırr, melekût, emr, batın, setr, ketm, cinn, v.d.


  3. 3
    yumna Üye
    yumna
    Üye

    Üye No: 46
    Mesaj Sayısı: 42
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 34

    --->: GAYB


    b-Gaybın Mahiyeti:
    ‘Gayb’ kelimesinin kavram anlamı da sözlük anlamina yakındır.
    Gerek beş duyunun, gerekse içerdeki hissetme, idrak etme gibi duyuların alanı dışında kalan, gözle görülmeyecek kadar gizli olan ve akıl yoluyla şimdilik idrak edilemeyen şeylerin genel adıdır.
    Bilinmezlik, görünmezlik ve idrak edilmezlik sıfatları ‘gayb’ın ana özelliği mi yoksa arızí (geçici) bir özelliği mi? Bu soruya farklı cevaplar verilmiştir. Bilinemezlik ve asla idrak edilmezlik ‘gayb’ın ana özelliğidir görüşünde olanlar, ‘gayb’ı, hiç bir yaratığın bilgisinin ulaşamadığı, Allah’ın, bilgisini insanlardan gizlediği şey şeklinde anlamışlardır.
    Bilinmezlik ‘gayb’ın ana özelliği değildir görüşünde olanlar ‘gayb’ı; ister meydana gelmiş olsun, isterse henüz meydana gelmemiş olsun, insanların şimdilik ulaşamadığı, görünmeyen ama varlığı mümkün olan şey şeklinde tanımlamışlardır.
    Onlara göre ‘gayb’ duyuların idrak edemediği ve aklın kavrayamadığı gerçeklerdir. Varlık olarak âlemde bulunan bir takım şeyler birbirine ‘gayb’ olabilmektedirler. Bir kimse tarafından bilinen bir nesne (şey) başkasına ‘gayb’ olabilmektedir. Bir kimsenin kalbinden geçeni kendisi bilir ama bu, bir başkası için ‘gayb’tır.
    ‘Gayb’ mutlak olarak bilinemez ve görülemez şey demek değildir. Aksine anlaşılabilen, inanılabilen bir şeydir. Meselâ, bugün bize gayb olan Ahiret olayı, yarın onunla karşılaştığımız zaman bize gayb olmaktan çıkacaktır. Uzak bir ülkede yağan bir yağmur, olan bir olay bizim için gayb’tır ama, onu gören için gayb olmaktan çıkar.
    Demek ki ‘gayb’ yok olduğu için görülmeyen değil, var olduğu halde şimdilik görülmeyen, ileride görünme ve bilinme ihtimali olan, duyularla idrak edilebilecek şeylerdir.



  4. Reklam

  5. 4
    yumna Üye
    yumna
    Üye

    Üye No: 46
    Mesaj Sayısı: 42
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 34

    --->: Gayb


    Gayb Bilinebilir mi?
    Kur’an’ın ifadesine göre ‘gayb’ olayı yalnızca metafizik (fizik ötesi) bir olgu değildir. Bu kelimeyi Kur’an’ın bir kaç anlamda kullandığını yukarıda gördük.
    İslâm alimlerine göre âlem ‘âlem-i şuhûd veya şehâdet-duyularla idrak edilen âlem’ ile ‘âlem-i gayb-duyularla idrak edilmeyen âlem’ diye ikiye ayrılır. İnsan, duyu organlarıyla, deney ve araştırma yaparak, bazen de hissederek bazı şeyleri görür, anlar, idrak eder. Ancak insanın idrak edemediği, duyularıyla anlayamayacağı, yani ona ‘gayb’ olan daha nice varlıklar ve gerçekler bulunmaktadır. Nitekim Kur’an’ın ortaya koyduğu ‘varlık’ anlayışında, insanın idrak ve bilgisini aşan geniş bir alan vardır. Allah’ın zatı, sıfatları, melekler, âlemin başlangıcı, şeytan, ölümden sonraki hayat gibi konular insan idrakinin ötesindedir.
    Ancak insan bu gibi olguları idrak edemiyor, onları duyularıyla algılayamıyor diye onlar yok, mevcut demek değildir. Zaten ‘gayb’; olmayan değil, mevcut olduğu halde insanın gözünün önüne sergilenmeyen şeydir. Bir şey gözle görülmüyor, akılla izah edilmiyor diye hemen yok sayılamaz. Onların ‘gayb’ oluşu bize ve bizim şartlarımıza göredir. Biz onları farklı şekillerde algılarız, gerçek olduklarını ifade ederiz, ancak ne olduklarını belki yeterince açıklayamayız.
    Kur’an mü’minlerin özelliklerini sayarken, “…Onlar gayb’a iman ederler” demektedir. (2 Bekara/3) Mü’minler, görmedikleri, duyu organlarıyla idrak edemedikleri, ama var olduğundan emin oldukları, güvenenilir haber kaynaklarından aldıkları işaretle varlığından şüphe etmedikleri şeye inanırlar. Onlar her ne kadar görülmeseler veya gizli olsalar da; yok değillerdir. Onların varlığı başka yollarla, başka işaretlerle, Allah’ın âyetleriyle bilinir. Bir zaman gelir ki insan onları bizzat görebilir, mevcut olduklarına ayne’l yakin-açık gözle şahit olabilir. Söz gelimi, Allah’ın zatını göremeyiz ama O’nun âyetlerini (varlığının belgelerini), O’nun gücünü ve yüceliğini her yerde ve şeyde görüp idrak edebiliriz, hissedebiliriz.
    Kur’an, ‘gayb’ı yalnızca Allah’ın bilebileceğini söylüyor. (6 En’am/59. 10 Yunus/20. 11 Hûd/123. 27 Neml/65, vd.)
    Bazı âyetlerde ise bir takım kimselerin gayb hakkında bilgilendirildiği söyleniyor. (3 Âli İmran/179. 72 Cinn/26-27) Bu bağlamda İbrahim’e (as) yer ve göklerin melekûtu (gizlilikleri) gösterildi. (6 En’am/75) Yusuf’a (as), rüyaları tabir etme yeteneği ve kavminin yiyeceklerini önceden bilme kabiliyeti verildi. (12 Yusuf/21,37) İsa (as) da İsrailoğullarının evlerinde neler sakladıklarını kendilerine haber verirdi. (3 Âli İmran/49)
    Allah (cc), Peygamberimizi bazı âyetlerini göstermek üzere O’nu bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürmüştü. (İsra ve Mirac mucizesi) (17 İsra/1) Bu gösterilen âyetlerin bir kısmı gayb’a ait olamaz mı? Ayrıca kendisine yerin doğusunun ve batısının gösterildiğini haber vermektedir. (Müslim, A. b. Hanbel, nak. TDV İsl. Ans. 13/406)
    Ancak başta Hz. Aişe (r.anha) olmak üzere bazı sahabelere göre Peygamberimizin gayb’i bildiği iddiası doğru değildir. (Müslim, İman/287, Hadis no: 177, 1/159. Tirmizí, Tefsir/7, Hadis no: 3068, 5/262)
    Peygamber (sav) Muavvizin kızı Rubeyyi’nin düğününde içerisinde; “Aramızda yarın ne olacağını bilen bir peygamber var” cümlesi geçen türküleri def çalarak söylediklerini duyunca, “ Bunu söyleme, daha önce okuduklarını tekrar et” demiştir. (Tirmizí, Nikâh/6, Hadis no: 1090, 3/399. Buharí, Megazi/12, nak. İslâm İnancında Gayb Problemi, s: 119.)
    İbni Mece’nin rivâyetinde hadisin son kısmı şöyledir: “Bunu söylemeyin, yarın ne olacağını Allah’tan başka kimse bilmez.” (İbni Mace, Nikâh/21, Hadis no: 1897, 1/611.)
    Şüphesiz Peygamberimiz (sav) bir insan olarak, Allah’ın kendisine ait saydığı gayb bilgisine sahip değildi. Ancak O bir Peygamberdi ve O’na Allah’tan vahy, yani ilâhí ve gerçek bilginin asıl kaynağı ulaşıyordu. Allah (cc) O’na uygun gördüğü ve ihtiyaç duyulduğu kadar gayb bilgilerinden vahy yoluyla bildirmiştir.
    Kur’an şöyle diyor: “Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Ben gayb’ı da bilmem. Ben bir melek olduğumu da iddia etmiyorum…” (11 Hûd/27-31)
    Allah (cc) Hz. Nuh (as)a gemi yapmasını emrettigi zaman, o nasıl yapılacağını vahy gelinceye kadar bilememişti. (11 Hûd/37) Yukarıda geçtiği gibi Allah (cc) dilerse bazı kullarını gayb hakkında bilgilendirir. (3 Âli İmran/179. 72 Cinn/26-27)


  6. 5
    yumna Üye
    yumna
    Üye

    Üye No: 46
    Mesaj Sayısı: 42
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 34

    İslâm alimleri iki türlü ‘gayb’ var demişlerdir:

    1-Mutlak gayb. Kur’an, bu tür gayb’ın yalnızca Allah’ın bilgisinde olduğunu söyleyerek, cahiliyye inancını, falcıların ve kâhinlerin iddialarını reddediyor. Kur’an, Allah (cc) hakkında; ‘Âlimu’l ğayb-gaybın bilicisi, ya da ‘Allamu’l ğuyûb-gaybları çok iyi bilen demektedir. (6 En’am/73. 9 Tevbe/94. 13 Ra’d/9. 23 Mü’minûn/92. 5 Maide/109,116. 9 Tevbe/78. 34 Sebe’/48, v.d.)
    Bu anlamda ‘gayb’ Allah’a aittir. Bu gayb’ı O’ndan başka kimse bilemez. (2 Bekara/33. 6 En’am/59. 13 Hûd/123, v.d.) Allah’a ait bu gayb’ın kapılarını zorlamak, fal ve kehânet (kahinlik) yoluyla gayb bilmişliğe soyunmak yasaktır.

    2-İzâfí gayb. Allah’ın bildirdikleri ile bilinebilen; bugün falancaya göre gayb olan, ama yarın bir başkasına gayb olmaktan çıkan, bilinebilir, idrak edilebilir gayb.
    İzâfî (geçici) diye nitelenen bilinebilen gayb; Yaratıcı tarafından tekâmül sürecinde insanın bilgisine sunulabilir. Böyle bir sunuş, gayb’ın, şuhud (bilinebilir) âleme geçişidir. Bu bir anlamda, Allah’ın gayb hazinesini kullarının yararına sunmasıdır. Allah (cc) bu hazineden bir kısmını Peygamberine açıyor, onlar da insanlara bildiriyorlar. Allah (cc) dilerse bu gayb’ını peygamber olmayan kimseler eliyle de açıklayabilir. İnsanlar yaşadıkça, bilgi ve marifet geliştikçe, gayb’a ait çok şey idrak sahasına girmektedir.
    Eger gayb olgusunu mutlak anlamda alırsak, bu yalnızca Allah’a aittir, O’ndan başka kimse onu bilemez. Bu gayb’ı Allah (cc) insanlara da bildirmemiştir. Gayb’ı, sözlük ve genelde kabul edilen anlamıyla, yani izâfí manada alırsak, bu gibi gayb’a insanların ulaşabildiğini, ya da gayb’a ait bazı şeylerin insanlara ulaştırıldığını söyleyebiliriz.
    Kur’an-ı Kerim’de bu tür gayb haberlerine rastlamaktayız.
    Önceden yaşamış ümmetlere ve onlara gönderilen Peygamberlere ait haberler gayb haberlerindendir. Bunların bir kısmını Kur’an bizlere anlatmaktadır. (11 Hûd/49. 12 Yusuf/102)
    Peygamberimiz zamanında meydana gelmiş ama gayb hükmündeki olaylarla ilgili gelen âyetler gayb haberleridir. Yalan söyleyen ve suç işleyen birisinin Peygamberimize bildirilmesi (4 Nisa/105-108), fasık bir kimsenin getirdiği habere güvenilmemesi (49 Hucurat/6), Mekke’nin fethi için yapılan hazırlığı haber vermek isteyen bir kadının yakalanması (60 Mümtehıne/1), Hz. Aişe’ye yapılan ifk (iftira) olayının aydınlatılması (24 Nûr/11-12), münafıkların başının müslümanlar aleyhine söylediği sözlerin öğrenilmesi (63 Munafikûn/8) gibi olaylar hep gayb olaylarıdır.
    Yine Kur’an geleceğe ait de bir çok gayb haberi vermektedir ki bunların bir kısmı gerçekleşti, insanlar onları bizzat görüp-idrak ettiler, bir kısmı ise ileride gayb olmaktan çıkacaktır.
    Farslılara yenilen Rumların kısa zaman içerisinde onları tekrar yeneceklerini haber veren (30 Rûm/1-5), Müslümanların müşriklerin hakimiyetlerine son vereceğini bildiren (24 Nûr/55), Mekke’nin fethini müjdeleyen (48 Fetih/11,16) âyetler bu gibi gayb haberlerini bildiren âyetlerdir.
    Kur’an’ın ve Peygamberimizin vahyle haber verdiği bütün gayb olayları gerçektir. Bugün bize bazı engeller, bizim şartlarımızdan dolayı, ya da henüz vakti gelmemiş olduğu için gayb gibi görünen nice şey ya olmuştur, ya da olacaktır. Yani onların hepsi de birer hakikattır. Unutmamak gerekir ki ‘gayb’ olayı bize göredir. Allah (cc) ‘gayb’ olmadığı gibi, ‘gayb’ O’na gizli de değildir.
    İnsan, şehadet âlemi ile gayb âleminin keşişme noktasındadır. Ona düşen gayb’ı tekâmül yolunda bir ümit ve ufuk açıcı bilmek, gayb inancıyla sürekli dinamik ve uyanık olmaktır. Allah’ın varlığı ve O’nun gayb olarak bildirdikleri bir yönüyle gayb’tır, bir yönüyla şuhûd’tur (görülebilendir). Allah’ın eserlerini, kudretini, âyetlerini görür ve idrak ederiz, her gün O’nun nimetleriyle yaşarız. O’nun gayb hazinesinin tecellilerini her an üstümüzde hissederiz. Allah (cc) ve O’nun bize haber verdiklerinin hepsi gerçek olarak gayb değildir. Belki onların ne olduğunu tam olarak bilemeyiz ama, onları idrak ederiz.
    İnsana ilimden az bir şey verilmiştir. (17 İsra/85) Bize verilen bu az ilmi dünya hayatını güzel yaşama nedefi doğrultusunda kullanmalıyız. Falcılar ve kânihler gibi gayb’ın bize ait olmayan sır perdesini açmaya çalışmanın bir anlamı yoktur. Hem insana böyle bir görev de verilmemiştir.
    İnsanın görevi Kur’an’da bildirildiği gibi ‘Gayb’a iman etmek ve ölümden sonra onu bekleyen, şimdilik insana ‘gayb’ olan, ama mutlaka gelecek olan Ahiret hayatına hazırlanmaktır.




  7. 6
    Mehmet Üye
    Mehmet
    Üye

    Üye No: 164
    Mesaj Sayısı: 105
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 39

    İnsan oğlu pek çok şey için bir sürü terim üretmiş. Gayb ise Allah(c.c) bildirdiği bir kelime kimi insanlar göre meta fizik gibi bir takım terimler kullanılsada bırakın meta fiziği bazı terimler dahi Allah (c.c) derinlik ve bilinmezlikle ilgili şeylere ben bir sıfat ekleyemiyorum.
    Nasıl açıklasam bilinmeyeni de bilmiyoruz gibi
    Bilmiyorumun manasını da bilmiyorum gibi.
    Bazı şeyleri nitekim en hakikati Allah(c.c) bilir.Bize de bildirmediklerini düşünmememiz emrolunmuştur ama Bu sefer emrolunan bilinmeyeni merak etmeye başlarız yani bunun sonu yok
    Gayb tır biz bilmeyiz.



  8. 7
    Muhammed الله اكبر
    Muhammed
    الله اكبر

    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 4,196
    Tecrübe Puanı: 42
    Yaş: 29
    Yer: Türkiye

    GAYB Hakkında Bilgiler
    Akıl ve duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı.

    Arapça’da “gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, uzaklaşmak, gözden kaybolmak” anlamında masdar ve “gizlenen, hazırda olmayan bulunmayan şey” mânasında isim veya sıfat olarak kullanılır (Lisânü’l-ǾArab, “Ä¡yb” md.; Fîrûzâbâdî, el-Ķâmûsü’l-muÄ¥ît, “Ä¡yb” md.). Râgıb el-İsfahânî gaybı “duyular çerçevesine girmeyen ve aklın zaruri olarak gerektirmediği şey”, İbnü’l-Esîr de “kalplerde (zihinlerde) mevcut olsun veya olmasın gözlerden gizli kalan her şey” tarzında açıklamışlardır (el-Müfredat, “Ä¡ayb” md.; en-Nihâye, “Ä¡yb” md.).



+ Yorum Gönder