Edeb bir taç imiş,Nur-i Hüda'dan.Giy ol tacı,emin ol her beladan 5 üzerinden 4.41 | Toplam : 49 kişi
  1. 1
    ehli-sunnet Feseyekfikehumullah
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 1,386
    Tecrübe Puanı: 14
    Yer: Uzaklardan..

    Edeb bir taç imiş,Nur-i Hüda'dan.Giy ol tacı,emin ol her beladan


    Edep bir tac imiş Nur-u Hüda’dan
    Giy ol tacı, emin ol her beladan
    Mevlâna Celaleddin Rumî k.s. Hazretleri, Mesnevî’sinde şöyle diyor:
    “Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim. Edebi olmayan kimse Allah’ın lütfundan mahrumdur
    Edebi olmayan yalnız kendine kötülük etmiş olmaz. Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur.?”
    Bir melek olan Azazil de, yine küstahlık yüzünden kapıdan sürülmüştür.”
    Edep, nefsini tanıyıp haddini bilmektir
    Edep, kul olduğunu anlayıp Yüce Mevlâ’ya yönelmektir
    Edep, kibri kırıp tavazuya sarılmaktır
    Edep, fani dünyayı tanıyıp boş davaları bırakmaktır
    Edep, Cenab-ı Hakk’ın ve varlıkların haklarını güzel korumaktır
    Edep, hayalı ve vefalı olmaktır
    Edep, pişman olunacak şeyleri yapmamaktır
    Kısaca edep, güzel ahlâktır
    Güzel ahlâk ise, içiyle dışıyla doğru olmak ve bu doğruluk üzere yaşamaktır. Buna denge ve istikamet denir

    KALPTE NE VARSA, YANSIYAN ODUR

    Ahlâk, kalbin içindeki şeylerin dışa yansımasıdır. Herkes, davranışları ile fıtratında gizlenen sıfat ve kabiliyetleri ortaya koyar. İnsanın davranışlarını yönlendiren merkez kalptir. İnsanın dili, eli, gözü, kulağı, ayağı ve diğer azaları kendi başına bir iş yapmaz. Bu organlar nasıl hareket edeceğini bilmez ve belirlemez Hepsi memurdur, amirleri kalptir.
    İnsanın iradesiyle yaptığı bütün işler kalbin emrine ve yönlendirmesine göre yapılır. Yapılan her iş kalbin meylini, muhabbetini, irade gücünü, tercihini ve aklın seviyesini gösterir

    Rasulullah s.a.v. Efendimiz, kalbin konumunu şöyle belirtmiştir:
    “İnsanın vücudunda bir yer var ki, orası güzel olursa bütün beden güzel olur, bozuk olursa bütün beden kötü olur. Dikkat edin o kalptir.” (Buharî, Müslim, İbnu Mace)

    EDEP, SAFİ GÜZELLİKTİR

    Gerçek mümin, kalbini bir olan Allah’a bağlamıştır. Biricik hedefi O’nun rızasıdır. Müminin hedefi gibi hayatında da birlik vardır; iki yüzlülük yoktur. Mümin iki farklı halde bulunmaz, bir doğru bir eğri konuşmaz; sabah iyi akşam kötü olmaz.
    Edep ve güzel ahlâk bir bütündür. Edepli insanın bütün işleri, ibadetleri, hal ve hareketleri güzeldir. Onun her şeyi temizdir. Sevgisi her şeyi sarar ve o şeyi sevimli yapar. Edepli müminin Yüce Allah’tan aldığı terbiye, hayatının her safhasında kendisini gösterir. Bu terbiye içinde onun sevgisi ve dostluğu kadar, kızması ve kavgası da güzeldir. Çünkü kızması Allah içindir. Kavgası da edep içinde olur
    Bir insanın gerçek yönü ve olgunluğu dar ve zor anlarda belli olur İnsanın kavgasını ve haksızlığa karşı davranış biçimini görmeden hakkında iyi veya kötü dememelidir
    Edepli insan, hakkını ararken hak yemez. Kendisini savunurken, düşmanına haksızlık etmez. Haksız ise, nefsine yan çıkmaz, hakka boyun eğer, karşı tarafı tasdik eder. Haklı ve güçlü iken yapacağı iki şey vardır. Ya af, ya adalet. Ötesi, edebe sığmaz.
    Edepsiz insan ise haksız iken kendisini haklı göstermeye çalışır. Zalim iken kendisini mazlum gösterir. Alacağı bir ise bin ister. Susacağı yerde cazgırlık eder. Edepsiz insana dost olmak da düşman olmak da zordur. Onunla hiçbir şeyin tadı tuzu yoktur
    Bazı insanların dışı hoştur, ama içi boştur Bu kimseler, insanların gördüğü işlere çok önem verirler, fakat işin asıl kısmını ihmal ederler.
    Dengeli mümin ahiret işleri gibi dünya işlerini de güzel yapar. İbadeti güzel, işi bozuk olan kimse örnek insan değildir. Onda noksanlık ve hastalık vardır. Kılık kıyafetine ve dünya işlerine son derece dikkat edip de, kalbini ihmal eden, ahiretini unutan ve ibadeti önemsemeyen kimse de dengesizdir, noksandır

    GERÇEK EDEPLİ KİM?

    Edepli ve dengeli insanın ibadeti gibi ticareti de düzgündür. Kalbi gibi dili de doğrudur. Niyeti gibi işi de sağlamdır. Gönlü gibi elbisesi de temizdir. Dostluğu gibi düşmanlığı da mertçedir. Edep onun için bir meleke haline gelmiştir. Edep, meleke haline gelirse güzel ahlâk olur.
    Meleke, insanın nefes alıp vermesi gibi vücudunun parçası olmuş, ondan hiç ayrılmayan sıfat demektir. Ekseriyetle yalan konuşan bir kimsenin arada bir doğru konuşmasına bakıp, bu güzel ahlâklıdır denmez. Hüküm insanın hayatına hakim olan duruma göre verilir.
    Yakınları ile bir gün iyi geçinip, diğer gün yaka paça olan insan dengeli değildir. Bir komşusu ile iyi geçinip diğerine zahmet veren kimseye iyi müslüman denmez. Fakirlik günlerinde herkese merhaba ederken, zengin olunca eski dostlarına selam vermeyen kimse mertlikten mahrumdur
    Edepli insan, iyi-kötü diye insan seçmez, herkese karşı edepli davranır. O, karşısındaki insanın davranış seviyesine göre değil, kendi terbiyesine göre muamele eder. İnsanlar bir yana hayvanlara bile zulüm etmez. Edepli insan başkasından zarar görebilir, fakat başkasına zarar vermez. Birileri onu aldatabilir, fakat o kimseyi aldatamaz

    İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK KAYBI

    Bugün erkek-kadın, alim-cahil, köylü-şehirli, hepimizin en fazla muhtaç olduğumuz şey edeptir. Edep, insanı hayvanlardan ayıran en önemli özelliktir.
    Edep hiç kimseyi küçültmez. Kimsenin kıymetini düşürmez. Edep fakiri kıymetlendirir, zengini şereflendirir, genci süsler, ihtiyarı sevimli hale getirir. Edep, bir kadınının en kıymetli cevheridir, hiç solmayan süsüdür. Bir kadın, edepten daha güzel bir elbise giymemiştir. Bir erkek, edepten daha güzel bir servet edinmemiştir. Bir baba çocuklarına edep ve güzel ahlâktan daha kıymetli bir miras bırakmamıştır İnsanla kabre girecek tek servet edeptir. Edebin hediyesi cennettir

    Büyük veli Hucvirî k.s. der ki: “

    İnsanın bütün kaybı, her işin esası olan edebi kaybetmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, hep böyledir, değişmez. Din ve dünya işlerinin hepsi edeple güzel olur. Edep olmadan hiçbir güzel iş ortaya çıkmaz.
    Edep, yerine göre farklı şekillerde olur. Halkın içinde gereken edep, güzel insanlığı ve mertliği muhafaza etmektir. Dindeki edep, Sünnet’e uymaktır. Muhabbetteki edep, saygıyı gözetmektir. Bu üçü birbirine bağlıdır. Akıllı ve mert olmayan kimse, sünnete uyamaz Sünnete uymayan kimse hürmeti koruyamaz
    Allah’ın zatına ve birliğine şahit olan ariflere hürmet, kalpteki takvadan ileri gelir. Onlara karşı edebi koruyamayan kimsenin terbiye yolunda hiçbir nasibi olmaz.” (Keşfu’l-Mahcûb)

    EDEP DİYE BİR HAL

    Sözlükler edep kelimesi için şu karşılıkları veriyorlar:
    Terbiye, güzel ahlâk, iyi davranış; incelik, kibarlık, naziklik
    Utanma, çekinme, hicap, haya
    Kelimeler nasıl da aşina! Keşke bu kelimelerin anlattığı haller de o kadar aşina olsaydı
    Ve deyimlerimiz var edep üzerine:
    Edep etmek: Utanmak
    Edebini takınmak: Terbiyeli olmak
    Edeplenmek: Uslanmak, nazik ve terbiyeli olmak
    Edep-erkân bilmek: Uyulması gereken yolu-yordamı bilmek, usül bilmek, terbiyeli hareket etmek
    Deyimler, toplumların insan ve hayat telakkilerinden asırlar boyunca süzülmüş billur damlalardır
    Ve aslında edep ve edepli olmak üzerine her bir deyimimiz, Allah Kelâmı’na ve Rasul yoluna aralanan bir kapıdır
    Kaygusuz Abdal ne güzel söylemiş:
    Edepli ol can isen
    Hakk’ı bil insan isen
    Müştak-ı sultan isen
    Var edep öğren, edep


    İlgili Yazılar

  2. 2
    MECİDİE Bayan Üye
    MECİDİE
    Bayan Üye

    Üye No: 107337
    Mesaj Sayısı: 432
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Edeb bir taç imiş,Nur-i Hüda'dan.Giy ol tacı,emin ol her beladan


    kişinin gösterdiği düşünce ve hareket onun ahlakını yansıtır,ahlak ise bir kişiniz sahip olabileceği en güzel şeydir güzel ahlak sahibi insan çevresi tarafındanda sevilir ve sayılır böylesine sevilen bir insan Allah huzurundada sevilmezmi


+ Yorum Gönder