Mescid-i Nebevi’yi Ziyaret Adabı 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 19,465
    Tecrübe Puanı: 234

    Mescid-i Nebevi’yi Ziyaret Adabı


    Mescid-i Nebevi’yi Ziyaret Adabı

    Hz. Peygamber’i Ziyaret
    Peygamberimizin huzur-u saadetlerinde sesi yükseltmek, sesli olarak ağlamak, bulundukları yerlerin duvarlarına el sürerek, yüz sürerek, yalvarmak, Allah’dan değil de, Peygamberden bir şeyler istemek, uygun ve doğru değildir. Peygamber de bizim gibi bir kul idi. Ancak o her an Cenab-ı Hakk’ın muhafazası altında, insanlara tebliğ vazifesini yapıyordu. O gerçekten de üstün bir insandı. Ayet-i kerimede, Peygamberin huzurunda sesin yükseltilmemesi ve onun söylediklerinin kabul edilmesi istenmiş ve böyle emredilmiştir. Onun içindir ki Huzur-u Resul’de bu adaba uymak hem Allah’ın Resulünün tavsiye ettiği bir yol, hem de, O’nun getirdiği dinin özelliklerindendir.

    Şunu unutmayınız ki, ibadet edilecek tek varlık vardır, O da alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Kimi cahiller, Mescid-i Nebevi’de Peygamberimize yakışmayan bir şekilde ibadet etmektedir. Bu çok yanlıştır. Mescid-i Nebevi’de kılınacak olan 2 rekat namaz, Ravda en Nebevî (Peygamberin bahçesi) veya Ravda-i Mutahhara (Tertemiz Bahçe) diye bilinen yerdir. Yani, burada kılınan namazın sevabı daha çoktur. Ravda, Peygamber Efendimizin kabri ile minberi arasındaki yerdir.
    Bugün, Mescid-i Nebevi’nin minberi biraz ileride iken Peygamberimizin minberi biraz geride durmaktadır.Ravda ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular: “Benim evim ile benim minberimin arasında, cennet bahçelerinden bir bahçe vardır.” (Ahmet ibn Hanbel: Müsnet) Peygamberimiz, bugün, kendi evinin bulunduğu yerde defnedilmiştir. Peygamber Efendimizin kabrinin önüne gelindiğinde selam verilir. Zira Cenab-ı Hak, Ahzab Suresinin 56. ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki Allah ve Melekleri o peygambere çok salat ederler. Ey İman edenler! Siz de ona salat edin, tam bir teslimiyetle de selam verin!” Resulullah’ın önünde O’na sürekli selam ve salat getirilir. O’na salat ve selam getirmek Allah’ın emridir. Bu emre ve Peygamber Efendimizin kabir ziyaretlerindeki sünnetine uyarak, selam verilir.

    “Ey Allah’ın Rasulu, Allah’ın selamı, rahmeti ve yine O’nun bereketi sana olsun. Allahım! Muhammed’e ve onun ehline salat et. İnşaallah biz de size kavuşacağız. Allah’tan size ve bize afiyet isteriz.”

    Böylece selam verildikten sonra bir metre kadar sağ tarafta Hz. Ebu Bekir’in (r.a.) kabri bulunur. Buraya gelince de Hz. Ebu Bekir selamlanır:

    “Selam sana ey Allah’ın Rasulü’nün halifesi. Ey Ebu Bekir, Allah’ın selamı, rahmeti ve yine onun bereketi sana olsun. Biz de şüphesiz size kavuşanlardan olacağız. Hem kendimize ve hem de size Allah’tan afiyet dileriz.”

    Buradan yine 1 metre kadar sağda da Hz. Ömer’in (r.a.) kabri bulunur. Orada da Hz. Ömer selamlanır:

    “Selam sana ey Mü’minlerin Emiri. Ey Ömer ibn Hattab, Allah’ın selamı, rahmeti ve yine onun bereketi sana olsun. Biz de şüphesiz size kavuşanlardan olacağız. Hem kendimize ve hem de size Allah’tan afiyet dileriz.”

    Müslümanlar Hz. Peygambere ve ashabının önde gelenlerinden Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’e olan bu kadar yakınlıkları sebebiyle mutlaka duygulanıyorlar. Müslümana yakışmayan davranışlar ve istekler özellikle Hz. Peygamberin huzurunda hiç de hoş olmaz. Unutmamak gerekir ki, Peygamberimiz bile bu dünyadan ayrıldığına göre, hem bu dünyamızı hem de ahiretimizi hayırla kazanmak için O’nun yolunu takip etmemiz gerektiğini, işte o anda bir kere daha hatırlamamız gerekiyor. Onları orada selamlarken, onları gözümüzün önüne getirir, elbette ki ürperir ve göz yaşı dökeriz. Ama, onlara ibadet etmeyiz. İbadet, yalnızca, ibadete layık olan Cenab-ı Hakk’a yapılır. Kadınlar, günün belirli saatlerinde Peygamber Efendimiz ile iki halifesinin kabirlerini ziyaret edebilirler. Bu saatler Mescid-i Nebevi’nin çeşitli yerlerinde belirtilmiştir. Mescid-i Nebevi de, Mescid-i Haram (Kabe) gibi bir çok defa tamirat geçirmiştir. Bu tamiratlar esnasında da genişletilmiştir. Bunun içindir ki Peygamberimizin mihrabı, bugünkü mihrabdan daha da içeridedir. Osmanlı idaresi, Mescid-i Nebevi’ye özel bir önem vermiş ve bakımı ile tezyinatı için gerekenleri yapmıştır. Bu izleri bu gün hala görmek mümkündür. Mescid-i Nebevi’nin orta avlusunda şemşiye vardır. Burası ve bazı kubbeler, otomatik açılıp kapanmaktadır.

    İlgili Yazılar

+ Yorum Gönder