Hayvanlara merhamet ile ilgili hadisler 5 üzerinden 4.33 | Toplam : 9 kişi
  1. 1
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,206
    Tecrübe Puanı: 66
    Yer: gölbaşı

    Hayvanlara merhamet ile ilgili hadisler


    Hayvanlara merhamet etmek ile ilgili hadisler


    Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Bir adam yolda, yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: "Bu köpek de benim gibi susamış" deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti."

    Resülullah'ın yanındakilerden bazıları:

    "Ey Allah'ın Resülü! Yani bize hayvanlar (a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

    "Evet! Her "yaş ciğer" (sahibi) için bir ücret vardır" buyurdu."

    Buhâri, Şirb 9, Vudü 33, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153, (2244); Muvatta, Sıfatu'n Nebi 23, (2, 929-930); Ebü Dâvud, Cihâd 47, (2550).




    1963 - Bir diğer rivâyette şöyle denmiştir: "Fâhişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfret olundu."

    Müslim, Tevbe 155, (2245).




    1964 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Bir kadın, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediyi hapsederek yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşerâtından yemeye de salmamıştı."

    Buhâri, Bed'ü'l-Halk 17, Şirb 9, Enbiya 50; Müslim, Birr 151, (2242).




    1965 - Abdullâh İbnu Câfer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah(aleyhissalâtü vesselâm)'ın kazâ-i hâcet yaparken geri tarafından istitar (perdelenme) için en ziyâde tercih ettiği sütre, bir bina veya bir hurma kümesi idi. Bir seferinde Ensârdan bir zâtın bahçesine girdi. Orada bir deve vardı. Deve Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı görünce inledi ve gözlerinden yaşlar aktı. Aleyhissalâtu vesselâm deveye yaklaştı ve gözyaşlarını sildi. Hayvan sâkinleşti.

    "Bu devenin sâhibi kim?" diye sorarak ilgi gösterdi. Ensar'dan bir genç:

    "O bana aittir ey Allah'ın Resülü!" deyip ortaya çıkınca Hz. Peygamber onu payladı:

    "Allah'ın sâna mülk kıldığı bu deve hakkında AIIah'tan korkmuyor musun? Bâk! Bu bana şikâyette bulundu. Sen bunu acıktırıyor ve fazla çalıştırarak da yoruyormuşsun."

    Ebü Dâvud, Cihâd 47, (2549).




    1966 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Hayvanlarınızın sırtını minberler yerine koymayın. Şurası muhakkâk ki tek başınıza güçlükle gidebileceğiniz bir yere sizi götürmeleri için AIIah onları sizlere musahhar (hizmetçi) kıldı. Arzı da sizin (durma yeriniz) kıldı, öyleyse ihtiyaçlarınızı (duran hayvanının sırtında değil) arz üzerinde görün."

    Ebü Dâvud, Cihâd 61, (2567).




    1967 - Abdurrâhman İbnu Abdullah, babası Abdurrahman (radıyallâhu anh)'dan rivâyet eder ki şöyle demiştir: "Biz bir seferde Resülullah(âleyhissalâtü vesselâm) ile beraber idik. Resülullah bir ara bir ihtiyacı için yanımızdan ayrıldı. O sırada hummara denen bir kuş gördük, iki tane de yavrusu vardı. (Kuş kaçtı) yavrularını aldık. Kuşcağız etrafımıza yaklaşıp çırpınmaya, kanatlarını çırpıp havada inip çıkmaya başladı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz gelince:

    "Kim bu zavallının yavrusunu alıp onu ızdıraba attı? Yavrusunu geri verin!" diye emretti. Bir ara, ateşe verdiğimiz bir karınca yuvası gördü.

    "Kim yaktı bunu?" diye sordu.

    "Biz!" dedik.

    "Ateşle azab vermek sadece ateşin Rabbine hastır" buyurdu."

    Ebü Dâvud, Cihâd 122, (2675), Edeb,176, (5268).




    1968 - Muhammed İbnu İshâk kendisine Ebü Manzür denen Şamlı bir zattan naklediyor, bu da amcasından, o da Hadır'ın kardeşi Âmiru'r-Râm'dan nakletmiştir. Âmir der ki: "Bizim için bayraklar ve sancaklar yükseltildiği zaman memleketimizde idik. Ben: "Bu nedir?" diye sordum.

    "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm)'ın sancağı!" dediler. Yanına gittim. Bir ağacın altında oturuyordu. Ashâbı da etrafını sarmıştı. Ben de yanlarına oturdum. Bir ara Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) hastalıklardan ve dertlerden bahsedip dedi ki:

    "Mü'mine bir hastalık gelir, sonra da Allah ona şifa verirse, bu hastalık onun geçmiş günâhlarına kefâret, geri kalan hayatı için de bir öğüt olur. Şâyet münâfık hastalanır, sonra da afiyet verilirse o, sahibi tarafından bağlanıp sonra da salıverilen fakat niçin bağlandığını, niçin salıverildiğini bilmeyen bir deve gibidir."

    Aleyhissalâtu vesselâm'ın etrafında oturanlardan biri:

    "Ey Allah'ın ResüIü, eskâm (hastalıklar) nedir? Ben aslâ hiç hastalanmadım?" diye sordu. Resülullâh (aleyhissalâtu vesselâm):

    "Kalk! sen bizden değilsin" buyurdu."

    Ebü Dâvud, Cenâiz 1, (3089).




    1969 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Peygamberlerden birini bir karınca ısırdı. O da (öfkelenerek) karıncanın yuvasının yakılmasını emretti ve yâkıldı. Allah Teâla Hazretleri ona şöyle vahyetti: "Seni bir karınca ısırmışken, sen tesbih eden bir ümmeti yaktın."

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 19,465
    Tecrübe Puanı: 234

    Hayvanlara merhamet hadisleri


    Hayvanlara Şefkat ve Merhamet ile ilgili hadisler
    Hayvanlara bakma ile ilgili ayet, hadis ve açıklaması


    Rabbimizin bize boyun eğdirip, hizmetimize verdiği hayvanlar, bizlere verilen birer emanettir. Yüce Rabbimiz bu hayvanları etinden, sütünden, yününden ve diğer özelliklerinden faydalanmamız için yaratmış ve hizmetimize vermiştir. Yoksa biz bunlardan faydalanmaya güç yetiremezdik. Bununla ilgili Kur’an-ı Kerim’de “Hayvanları da O yarattı. O hayvanlar ki, kendilerinden pekçok yararları yanında, sizi ısıtan giysiler, besleyen yiyecekler elde ediyorsunuz. Sizin için onlardan ayrıca akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken bir güzellik vardır. Kendinizi büyük sıkıntılara sokmadan varamayacağınız nice yerlere, yükünüzü onlar taşır. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir. Binmeniz için ve ziynet olarak atları, katırları, merkepleri yaratmıştır; daha da bilmediğiniz nice şeyler yaratacaktır.” buyrulmuştur.
    Açlığını susuzluğunu ve diğer ihtiyaçlarını bize arz edemeyen hayvanlara karşı, dinimiz merhametli olmayı ve onların haklarını koruma noktasında koyduğu hükümlere uymamızı emretmiştir. Resulullah (s.a.v.) hadisi şerifinde “Allah’ü Teala her varlığa iyi davranılmasını emretmiştir. Öyleyse canlı bir varlığı öldürmeniz gerektiğinde, bu işi can yakmayacak şekilde yapın. Bir hayvanı boğazlayacağınız zaman, ona eziyet vermeyerek güzel bir şekilde kesin. Bu işi yapacak olan kimse bıçağını iyice bilesin, hayvana acı çektirmesin” buyurarak bu konudaki yapmamız gerekenleri hatırlatmıştır. Bununla beraber hayvanların yemesinden ve içmesinden sahibini sorumlu tutmuş ve onları aç susuz bırakarak ölümlerine sebep olanların Allah’ın huzurunda hesaba çekileceklerini belirtmiştir


+ Yorum Gönder