RA'D SURESİ Hakkında Bilgi 5 üzerinden 4.59 | Toplam : 29 kişi
  1. 1
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil

    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 2,807
    Tecrübe Puanı: 32
    Yaş: 45

    RA'D SURESİ Hakkında Bilgi


    RA'D SURESİ


    Sure Hakkında Bilgi


    Sure adını, 13. ayette Allah'ı tesbih ettiği bildirilen ve "gök gürültüsü" anlamına gelen "ra'd" kelimesinden almış ve sahabe döneminden itibaren sadece bu adla anılmıştır. Ra'd suresi, 43 ayettir. Surenin Mekke'de mi, Medine'de mi indiği hakkında ihtilaf vardır. Mushaf'taki tertibe göre sûrenin Mekke'de inmiş olan ve hurûf-u mukattaa ile başlayan surelerin arasına yerleştirilmiş olması, üslûbunun Mekke'de inen surelere benzemesi, muhtevasında tevhid ilkeleri, müşriklerin kınanması ve yerilmesi gibi konuların yer alması sebebiyle Mekke'de inmiş olduğu rivayeti tercih edilmiştir; 31-32. âyetlerinin Mekke'de, diğerlerinin ise Medine'de indiğini söyleyenler olduğu gibi surenin tamamının Medine döneminde indiğini söyleyenler de vardır.1 Mushaf'taki sıralamada 13., iniş sırasına göre ise 87. suredir. Sure, içinde secde ayeti bulunan surelerden biridir.


    Surenin temel konuları


    Evrendeki düzen,
    Allah'ın varlığı, birliği, ilmi ve kudretinin aklî delillerle ispatı,
    Allah'ın ibadete lâyık tek ilah oluşu,
    Peygamberlik ve peygamberlerin özellikleri; evlenme, çocuk sahibi olma gibi bazı nitelikleri,
    Kur'ân-ı Kerîm'in ilahi kelam oluşu,
    Kur'an'ın özellikleri,
    Öldükten sonra dirilme, hesap verme, cennet ve cehennem,
    Müminlerin özellikleri,
    Müşriklerin ortaya attığı şüpheler ve bunlara verilen cevaplar,
    Ehl-i kitabın Kur'an karşısındaki tutumu,
    Bazı ahlâkî konular.


    Surenin temel mesajları


    Kur'an'ı Kerim, Allah tarafından indirilmiş ilahi bir kitaptır.


    Evrendeki bütün olaylar Allah'ın kontrolü altında cereyan etmektedir.


    Allah insana çeşitli nimetler vermiştir. O, yeryüzünü insanın yaşayabileceği şekilde düzenlemiştir. İnsan bunun kıymetini bilmeli ve Allah'a kulluk etmelidir.


    İnkarcıların "Biz toprak olduğumuz zaman yeniden mi yaratılacağız?" demeleri ve tekrar dirilmeyi inkar etmeleri şaşılacak bir şeydir. Allah onları daha önce nasıl yarattıysa tekrar diriltmeye de gücü yetecektir.

    İnsanların bunu anlamamaları akılsızlıktır.


    Allah'ın azabının hemen gelmesini isteyen inkarcılar geçmiş ümmetlerin başına gelenlerden ibret almalıdırlar.

    Onlar da aynı şeyi söylemişlerdi, fakat Allah onları kıskıvrak yakalayan bir azapla cezalandırmıştı.

    İnkarcıların inanmak için mucize istemeleri işi yokuşa sürmektir. Hz. Peygamber onları inandırmak zorunda değildir.


    Her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyi eksik, neyi ziyade edeceğini Allah bilir. Onun katında her şey ölçü iledir. O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir.


    Bir toplum kendindeki özellikleri değiştirinceye kadar, Allah o toplumu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur.
    Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de onun heybetinden dolayı tesbih ederler. Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez sadece Allah'a secde ederler.


    El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak Allah'tır. Allah'tan başkasından yardım isteyenlerin durumu, ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki suyu ağzına götürmedikçe su onun ağzına girecek değildir.


    Körle gören bir olmaz, aydınlıkla karanlık da bir olmaz. Allah'ın kitabının hak olduğunu ancak akıl sahipleri anlar.


    Batıla dalan inkarcıların inançları bir köpük gibidir, köpük yok olup gider.


    İnkarcılar, eğer yeryüzünde olanların tümü ile bunun yanında bir misli daha kendilerinin olsa, kıyamet günü kurtulmak için onu mutlaka feda ederler, fakat bu onları cehennem azabından kurtarmaz.


    Allah'ın ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlar kurtulmuştur. Onlar, Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir. Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine Allah'ın verdiği rızklardan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. Onlar, Adn cennetlerine salihlerden olan yakınlarıyla birlikte gireceklerdir.


    Allah'a verdikleri sözü bozanlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar kötü akıbetle karşılaşacaktır.


    Allah, dilediğine rızkı bollaştırır veya daraltır.


    Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.


    Allah dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi. Allah'ın vaadi gelinceye kadar inkâr edenlere, yaptıklarından dolayı ya ansızın büyük bir bela gelmeye devam edecek veya o bela evlerinin yakınına inecektir. Zira Allah, vaadinden asla dönmez.


    Takvâ sahiplerine vadolunan cennetin özelliği şudur: Onun zemininden ırmaklar akar. Yemişleri ve gölgesi süreklidir. Bu, kötülüklerden sakınanların mutlu sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.


    Peygamberler, peygamberlik görevi dışında, insani özellikler gösterirler. Onlar evlenirler, çoluk çocuk sahibi olurlar.


    Allah vahiyden dilediğini siler, dilediğini de sabit bırakır. Bütün kitapların aslı onun yanındadır.


    Dünya Allah tarafından kenarlarından eksiltilmektedir. Bu kıyametin bir işaretidir.


    Allah inkarcıların tuzaklarını boşa çıkarır.


    Dipnotlar


    1. Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur'an Yolu: III/247

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Muhammed الله اكبر
    Muhammed
    الله اكبر

    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 4,200
    Tecrübe Puanı: 43
    Yaş: 29
    Yer: Türkiye

    Cevap: RA'D SURESİ Hakkında Bilgi


    rad suresindeki kuranı kerimin özellikleri,




    Ra'd Sûresi

    13
    İndiği Yer : Mekke


    İniş Sırası :96


    Ayet Sayısı :43





    Nüzulü


    Mushaf'taki sıralamada on üçüncü, iniş sırasına göre doksan altıncı sûredir. Muhammed sûresinden sonra, Rahman sûresinden önce nazil olmuştur; Mekke'de mi Medine'de mi indiği hakkında farklı rivayet ve tespitler vardır. Mushaf'taki ter*tibe göre sûrenin Mekke'de inmiş olan ve hurûf-İ mukattaa ile başlayan sûrelerin arasına yerleştirilmiş olması, üslûbunun Mekkî sûrelere benzemesi, muhtevasında tevhid ilkeleri, müşriklerin kınanması ve yerilmesi gibi konuların yer alması sebe*biyle Mekke'de inmiş olduğu rivayeti tercih edilmiştir; 31-32. âyetlerinin Mek*ke'de, diğerlerinin ise Medine'de indiğini söyleyenler olduğu gibi sûrenin tama*mının Medine döneminde indiğini söyleyenler de vardır.[1]



    Âdı


    Sûre adını 13. âyette Allah'ı teşbih ettiği bildirilen ve "gök gürültüsü" anla*mına gelen ra'd kelimesinden almış ve sahabe döneminden İtibaren sadece bu ad*la anılmıştır. Bu durum sûrenin adının Hz. Peygamber aleyhisselâm tarafından ko*nulmuş olması ihtimalini kuvvetlendirmektedir. [2]


    Konusu


    Ra'd sûresinde Allah'ın varlığı, birliği, ilmi ve kudretinin aklî delillerle ispa*tı; evrenin sahibi ve ondaki tasarruf hususunda tek yetkili oluşu, bu nedenle İbade*te lâyık ve müstahak tek mâbud oluşu, peygamberlik ve peygamberlerin doğruluk*ları, evlenme, çocuk sahibi olma gibi bazı nitelikleri, vahiy ve Kur'ân-ı Kerîm'in hak oluşu, Kur'an'm özellikleri, öldükten sonra dirilme, hesap verme, cennet ve cehennem, samimi müminlerin özellikleri, müşriklerin ortaya attığı şüpheler ve bunlara verilen cevaplar, Ehl-i kitabın Kur'an karşısındaki tutumu ile toplumların kaderini etkileyecek derecede önemli birçok ahlâkî konular, tabiat olayları ve gök cisimleri arasındaki ilâhî nizam vb. konular ele alınmıştır. [3]



    Meali


    Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla... 1, Elif-lâm-mîm-râ. İşte Kita*bın âyetleri. Rabbinden sana indirilen, gerçeğin kendisidir; fakat insanların çoğu inanmaz. 2. Gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten, son*ra arşa istiva eden, güneşi ve ayı enirine boyun eğdiren Allah'tır; her biri be*lirlenmiş bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşleri Allah düzenliyor; âyetleri de açıklıyor ki rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. 3. Yeryüzü*nü enine boyuna uzatan, onda sabit dağlar ve ırmaklar meydana getiren, ora*da meyvelerin her birinden çifter çifter yaratan O'dur. Geceyi de gündüzün üzerine O bürüyüp örtüyor. Şüphesiz bunlarda düşünen insanlar için ibret*ler vardır. 4. Yeryüzünde birbirine komşu parçalar, üzüm bağlan, ekinler, bir kökten tek ve çok sürgülü hurma ağaçları vardır; hepsi bir tek su ile su*lanır. Böyle iken yemişlerinde bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bun*larda akıllarını kullanan insanlar için ibretler vardır. [4]



    Tefsiri


    1. Başında hurûf-i mukattaanın bulunduğu sûrelerde[5] bu harfler*den sonra genellikle kitaptan, âyetlerden veya vahiyden söz edilir. Nitekim bura*da da aynı üslûp kullanılarak "İşte kitabın âyetleri" buyurulmakladır. Kitapları maksadın hangi kitap olduğu konusunda farklı görüşler olmııkb birlikte millrssiılerin çoğunluğu bunun Kur'an olduğu, âyetlerin de Kur'an âyetleri veya sadece bu sûredeki âyetler olduğu kanaatindedir. [6] Bazı müfessirlere göre buradaki kitap bu sûreyi, âyetler de bu sûrenin âyetlerini İfade eder. [7] "Kitaptan maksat Kur'an'dan önceki kitaplardır" veya "Tevrat ve İncil'dir" diyenler de vardır. [8] Âyetleri okuyup anlayarak kitabın hak olduğu sonucuna varmayı teşvik ama*cıyla önce âyetlere dikkat çekilmiş, sonra kitabın hak olduğu söylenmiştir


  3. 3
    mum Admin
    mum
    Admin

    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 9,914
    Tecrübe Puanı: 102

    rad suresindeki kuranı kerimin özellikler


    rad suresi ile ilgili bilgiler

    RA'D SURESİ


    Surenin İsmi:


    İçinde gök gürültüsü, şimşek, yıldırımlar ve bulutlardan, yağmurun yağdı*rılmasından bahsedildiği için bu sureye Ra'd (Gökgürültüsü) adı verilmiştir. 'Korku ve ümide düşürmek için size şimşeği gösteren, yağmurla yüklü bulutları meydana getiren O'dur. O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkuların*dan teşbih ederler... O yıldırımları gönderir de..." (Ra'd, 12-13) Yağmur veya su, hayat sebebidir. Hem insanlar hem hayvanlar hem de nebat için gereklidir. Yıl*dırımlar ise bazen helak sebebi olabilirler. Bu da rahmet olan suyla zıtlık teşkil eder. Birbirinin tersi olan iki şeyin bir araya getirilmesi şaşılacak bir olaydır.


    Surenin Konusu, İÇeriği, Muhtevası:
    Maddeler halinde


    Ra'd suresi. Mekkî surelerin maksatlarına benzeven. Medine'de nazil olan surelerin hedeflerinden bahseder ki bunlar Allah'ın birliği, peygamberliğin is*patı, öldükten sonra dirilme, hesap ve müşriklerin ortaya attıkları şüpheleri reddetmek gibi konulardır.

    Bu surenin ele aldığı en önemli konular şunlardır:

    1- Sûre, Allah Tealâ'nın varlığına ve birliğine ait göklerin ve yerin, güneş ile ayın, gece ile gündüzün, dağlar ve nehirlerin, tat, koku ve renk bakımından farklı farklı olan ekin ve meyvelerin yaratılmasından deliller getirerek başla*mıştır. Bütün bunlar Allah Tealâ'nın yaratma, yoktan var etme, diriltme, öl*dürme, fayda ve zarar verme hususlarında tek olduğunu göstermektedir.

    2- Kıyamet gününde insanların tekrar dirileceği ve hesabın gerçekleşeceği ispat edilmiş, ayrıca dünyada da kâfirlerin azaba çarptırılacakları açıklanmıştır.

    3- Allah Tealâ'nın emriyle insanı muhafaza eden ve koruyan meleklerin bulunduğu bildirilmiştir

    4- Hakka ve batıla, sadece Allah'a ibadet edenlere ve putlara tapanlara ör*nekler verilmiştir. Bu misallerde sel, selin taşıdığı ve hiçbir işe yaramayan kö*pük ve çerçöp ve eriyen maden kullanılmış, temiz ve saf olanın kalıp ta suyun üstünde görünen pisliğin atıldığı anlatılmıştır.

    5- Mutluluğa eren, sabreden ve namaz kılan muttaki kullar, gören kimse*lere; buna karşılık Allah'a verdikleri sözü ve diğer ahitlerini bozup yeryüzünü ifsat eden âsiler de körlere benzetilmiştir.

    6- Müttakilere Adn cennetleri müjdelenirken ahdi bozan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar Cehennemle korkutulmuşlardır.

    7- Peygamberin görevi -ki bu, sadece Allah'a ibadete ve O'na ortak koşma-maya davet- açıklanmış ve Ona kendilerini islâma davet konusunda müşrikle*re şirin görünmekten sakınması emredilmiştir.

    8- Peygamberler, diğer insanlar gibi beşerdir. Onların da eş ve çocukları vardır. Mucize göstermek onların elinde değil, bilâkis Allah Tealâ'nın izniyle-dir. Vazifeleri sadece dini tebliğ ile sınırlı olup amellerin karşılığını bir tek Al*lah Tealâ verir.

    9- Yaratılanların Levh-i Mahfuz'daki kaderleriyle ilgili genel esas sabit ol*makla beraber dünyada bir değişim olayının gerçekleştiği ispat edilmiştir.

    10- Yeryüzünün yusyuvarlak olmadığı, aksine yumurta gibi oval olup bir tarafından eksik olduğu beyan edilmiştir: "Görmüyorlar mı ki Biz yeryüzünü etrafından gitgide eksiltmekteyiz."

    11- Ne zaman olursa olsun kâfirlerin peygamberlerine yaptıkları hile ve tuzaklar başarısız kılınmıştır

    12- Sûre, Allah'ın, Peygamberi Muhammed (s.a)'in peygamber olduğuna şehâdetiyle son bulmuştur. Aynı şekilde Ehl-i Kitap müminleri de Rasulullah (s.a.)'ın emarelerinin kitaplarında bulunduğuna şahit olmuşlardır. Yine bu surede bu müminlerin ilâhî kitaplardan bildikleri şeyleri tasdik ederek inen ayetlerle ne kadar sevindikleri bildirilmiştir


  4. Reklam

  5. 4
    yasemin Mum Ve Merhem Olabilmek..
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,231
    Tecrübe Puanı: 13
    Yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: RA'D SURESİ Hakkında Bilgi


    Ra'd Suresi ana teması ikidir :
    1. Varlığın Allah'a dönük yüzüyle tevhid ve vahdet
    2. Varlığın mahluka dönük yüzüyle ezvac , ezdad, ve kesret .

    *Ezvac biri olmadan diğeri olmayandır . Mesela kadın ve erkek .. Mesela yer ve gök ...
    *Ezdad ise , biri olunca diğeri olmayandır . Mesela gece gündüz ... Mesela soğuk ve sıcak .. Surede sözün rahimlere ve rahimlerin taşıdıklarına getirilmesi ezvac bağlamındadır .(8) Yine korku ve ümidi de birlikte yaşatması bu bağlamdadır (12)

    Sure insanın vahyi , tabiatı ve kendisini okumasıyla ilgili mesajlar içermektedir . bU okumanın nihai amacı , surenin 11. ayetinde şöyle ifade edilir :

    "* Bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe , Allah da o toplumun gidişatını değiştirmez ." (11)

    Bireysel ve toplumsal değişmenin ilahi yasası budur



+ Yorum Gönder