Muhammed’ül Emin (Naat-Şiir) 5 üzerinden 4.40 | Toplam : 5 kişi
  1. 1
    LeoparGS Üye
    LeoparGS
    Üye

    Üye No: 26
    Mesaj Sayısı: 1,290
    Tecrübe Puanı: 19
    Yer: İstanbul

    Muhammed’ül Emin (Naat-Şiir)


    Muhammed’ül Emin

    Ey Hasretle Beklenen Kahraman!
    Gözler umutla doldu, doğumun Kutlu Doğum oldu
    Kainat gayesini buldu, her taraf rahmetle, bereketle doldu

    Beş yüz yetmiş bir de Mekke-i Mükerreme’de doğdun
    O günden beri alemi , Sonsuz Nur’ la doldurdun
    Şairlerin dilinde pınarsın, yağmur, su ve gül
    Rahmetinle, bereketinle bu fakirine de bir gül

    Yetimdin, Garibdin Sahibi Hakiki, hep sahib oldu sana
    Bebekliğinde Halime, gençliğinde Hatice, talib oldu sana
    Ahde vefada eşin yoktu, emanette oldun emin
    Mekke’de meşhurdu ismin, Muhammed’ül Emin
    Ticarette sağlamdın, kervanların gözdesi oldun
    İtibarınla, Tüccar Dul Hatice’nin, ticari vekili oldun
    Yirmi beşindeydin evlenince, yakışıklı, güçlü,ve çok özel
    Kırkındaydı Hatice, Seni bulunca zengin, asil ve çok güzel
    Haksızlıkları Önleme Cemiyeti’ ne daha gençliğinde girdin
    Hacerül Esved için Hakemdin, mübarek hırkanı yere serdin

    Derken ikram etti Seni, tüm beşere Cenabı Rabbül Alemin
    Ahlaka fazilet , nimete bereket, alemlere Rahmetsin El Emin
    Hira Mağrası’ nda Cebrail dedi “Rabbininadıyla oku!”
    Okudun da bir anda küfrün bağrına saldınsanki nur oku!
    Kadın, mal, makam verdiler, davandan dönmedin
    “Güneşi, Ay’ı da verseler, vazgeçmem asla” dedin
    Senin Hak yolun insanlığa, müjdelerle doluydu
    Hizmet dolu, aşk dolu, kardeşlikle doluydu

    Risaletinle köleleri, zayıfları, kadınları, karanlıktan kurtardın
    Top yekün insanlığı dalaletten, cehaletten aydınlığa çıkardın
    Arkadaşlarında, sadakat, adalet, cesaret ve cömertlik vardı
    Ebu Bekir, Ömer; Osman, Ali ne güzel yardı, her özellik vardı
    Sohbetinle şenlenenler, oldular bir bir mümin
    Yalandan, nifaktan kurtulup, oldular hepsi emin

    Hayatın işkence, tehdit ve takiple doluydu yılmadın
    Yıllarca boykot oldu, hanene hüzün doldu, yıkılmadın
    Kabe’de başına deve işkembesi koydular, sabrettin
    Başını yarıp, dişini kırdılar, sen yine de affettin
    Dedin “Allah’ım beni bilmiyorlar kavmime hidayet et”
    Anlamıyorum bu ne merhamet, anlayamaz beşeriyet!

    İnsanların hidayetine düşkün, müminlere çok şefkatliydin
    Yaşlılara hürmetli,çocuklara, zayıflara oldukça rikkatliydin
    Nasipsizler Mekke’yi, Taif ‘i tamamen sana dar etti
    Ne gam, her şeye kafi Rabbin, kulunu Mirac’a davet etti
    Mirac’tan şevkle ümmetine döndün, hemen Hicret kararı aldın
    Ebu Bekir’le Sevr Mağrası’na sığındın, sonra Medine’ye vardın
    Sana tuzak kuranların boşa çıktı, tüm tuzakları
    Ümmetine yaz ettin kışları, yakın ettin uzakları

    Ali, canını yoluna feda etmekle, oldu Haydarı Kerrar
    Arkanda er olanlar, aleme oldular en büyük Serdar
    Rab; “Yerde ve gökte ne varsa, hepsi Allah için ordu” buyurdu
    Seni mağarada korumak için örümcek ağ, güvercin yuva kurdu
    Veda Dağından görününce tüm Yesrib sana koştu
    “Geldi istikbalimizi aydınlatacak ebedi nur” diye coştu
    Yesrib’in içinde çöktü bir mübarek yere ,kutlu deven Kusva
    “İşte burasıdır Mescidi Nebi’nin yeri “deyip vuruldu kazma
    Yerleşince Yesrib’e ; cami ve okul yapıp, eğitime önem verdin
    Sonra da hemen; siyaset, ticaret ve diyalog faaliyetlerine girdin
    Artık Yesrib sıradan bir şehir değil, Medine olmuştu
    Medeni sayılabilecek ne varsa, hepsi oraya dolmuştu
    Seninle diz dize olabilmek için, Akabe’ler aştılar

    Sahabe, Ensar, Muhacir olup, kardeşçe anlaştılar
    Kutsi mesajında, temel hakla, evrensellik vardı
    Akıl, can, mal, namusla, din dokunulmazlığı vardı
    Etrafına ilim dağıttın, bir de izzet, tevazuyla, adalet
    Medeniyetinde öne çıktı çalışma, doğrulukla, ticaret
    Seninle müşerref olanlar, cihana oldular alim
    Ahlakınla ahlaklananlar, oldular halim, selim

    Nice padişahlar bile, gönülden hizmetçi olmak isterdi
    Uzaktan yüzünü görenler “Bunda yalan olmaz “derdi
    Yüzünü nasıl resmedeyim acizim, Aişe’nin Gülü,Sevgili
    Gül Yüzlü, Güleç Yüzlü, Ay Yüzlü ,Nur Yüzlü Sevgili
    Akılları seviyesinde, insanlara hitap ederdin
    Köylü, kentli, zengin, fakir gönüllere girerdin
    Üzerindeki elbiseyi dahi,”ne güzelmiş” diyene giydirirdin
    Öylesine cömerttin ki, mü’minlere, hatta canınıda verirdin
    Kutlu yolunda Sıddık, Şehit ve şahit fedailerin vardı
    Anasını, yarini, diyarını , uğrunda feda edenlerinvardı
    Cevherin kadrini bilip, bir potaya alırdın
    Yeteneğine göre kişileri bir kadroya alırdın
    Kabiliyetleri bir bir keşfedip, işi ehline güvenle teslim ettin
    Bilal’i müezzin, Halid’i komutan, Zeyd’i Vahy Katibi ettin
    Çözdün sosyal sınıf farklarını insan olma payesinde
    Bitirdin ahlaki çöküntüyü, Müslümanlık sayesinde

    Nice Kayserler , Kisralar sana düşmandı, hasımdı
    Sıfatın Hatemül Enbiya, künyen Ebu’l Kasımdı
    Yardımcın Allah’dı, kazandın pek çok zaferi fethi
    Bedr, Uhud, Hendek, Hayber helede Mekke’nin fethi
    Ne müthiş bir cesaret, ne büyük bir kaamet
    Fars, Pers, Kisra hepsine de, ettirdin hayret
    Tereyağdan kıl çeker gibi, problemleri çözerdin
    Sözün, özün ne güzeldi, söylemeden süzerdin
    Ümmetine gelecek sıkıntılara paratonerdin
    Bir tehlike sezdin mi, hemen imha ederdin
    Tüm müşkiller hallolurdu, dilinle ey Habibi Mücteba!
    Onulmaz yareler çare bulurdu, elinle ey Tabibi Kibriya!
    Halin delil, fiilin delil, sözün delil, özün Halil’di
    Kardeşin Ashab, sırdaşın Rab, arkadaşın Cebrail’di
    Bir işi yapmadan önce istişare ederdin, mütefekkirdin
    Karar verince de artık geri dönmezdin, mütevekkildin
    Müjden verilmişti ta ezede,
    övülmüştün en Yüce’lerde
    Adın vardı dillerde, yadın vardı
    illerde, kokun vardı güllerde

    Tevrat’ta Ahyed, İncil’de Ahmed der Allah
    Kur’an da Muhammed ‘sin ya Rasullallah
    Seninle olanlara huzur verdin, canlarına can
    Sadece dünyalarına değil, ahiretlerine de şan
    İnsanlık için vardır sende, en güzel örnekler
    Yetim, garip, sahip, lider ve en son peygamber
    Mucizenle Şakkı Kamer, İsra ve Mirac yaptın
    Arapları tarihte ilk defa, bir cihan devleti yaptın
    “Bildiğimi bilseydiniz, çok ağlar az gülerdiniz” buyurdun
    Dünyanın eğlence değil, hizmet yeri olduğunu duyrdun
    “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol“ fermanı geldi
    İlahi emir sanki başını ağartıp, yüreğini deldi
    Geceleri iki büklüm idin, gözüyaşlı Allah’a yönelirdin
    “Ümmeti ümmeti” der inler, Rabbinden müminleri dilerdin
    Harimine girenler, buldular hep sende emnü eman
    Nice Vahşi’ leri, cahilleri “yıldızlar gibi” etti sana iman
    Temizlikte, müslümanlara “bir benek” gibi, farkedilmeyi söylerdin
    Doğayı sever, kıyamet koparken dahi, fidan dikmeyi emrederdin
    Bir köpeğe su içiren günahkarı, cennetle müjdeledin
    Bir kediyi öldüren dindara;” cehennemliktir” dedin
    Senin uğrunda can verenler, Ebedi Hayat buldular
    Hamzalar, Hubeyb’ler, Musablar hepsi şehit oldular
    Mekke’den çıkarılınca oldun mazlum ve mahzun
    Yeniden feth edince, gayet mütevaziyidi, özün, yüzün
    Girince Beytullah’a okudun ayeti “Hakk geldi batıl yok oldu”
    Atan İbrahim gibi , putlar hamlenle hemen yerle bir oldu
    Her şey sana emanetti sen ki, Muhammed”ül Emin
    Emaneti bütün ağırlığıyla, sonra ümmetine verdin
    Veda Haccında Kitabullahı ve sünnetini bıraktın
    Kutsi Emanet’lerle ümmete, sorumluluğu hatırlattın
    Güzeller seni görünce hicab ettiler, Ey İki Cihan Güneşi!
    İnsanlığın en mükemmel rehberi, Ezvacı Tahirat’ın eşi
    Işık arayanlar sende güneş buldu,
    ücretleri ihlas oldu
    Hastalıklar şifa buldu, hayat duruldu,
    beşer kurtuldu.

    Sana tabi olanlar buldular ikliminde hikmet, hidayet
    Yıktın Cahiliye’yi ,bir anda getirdin Asr’ı Saadet
    “Kim Muhammed öldü derse, boynunu vururum” dedi Ömer
    Ey Sevgili!, sevgin insanı ne edermiş, anlamak için yeter
    Alemlere Rahmettin belli, yerin Makamı Mahmud
    Havzı Kevserden ümmetine, elinle su içirecek Mabud
    İltifatına ermek, yaran olabilmek ne büyük servet
    Ehli Beyt’ine, ümmetine sonsuz yümün bereket

    İşte iklimin buydu yad edemem adını, tadını
    Ne söyleyim, nasıl anlatayım namını, şanını
    Seni övmek ne mümkün ,şefaatına ermek ne paye
    “Ümmetim” dediklerinden olabilmek bu fakire gaye
    Mücrimlerine et şefaat ne olur ey Kaanı Kerem!
    Minnet, Rahmet, Salavat sana ey Nebiyyi Muhterem!
    Altı yüz otuz iki de Medine de irtihal ettin Darı Beka’ya
    Yüzünü, gönlünü çevirdin Refiki Ala, Zül Vefa ‘ya
    Mekanın cennet bahçelerinden ,en güzel Ravza
    Yeri, Aişe’i Müberra’nın evi Kubbe’yi Hadra
    Sonsuz Salatu Selam olsun ey Rasulü Ekrem!
    En Muhterem!
    Bir ben değil, meleklerle cinler de der Sallallahu
    Aleyhi Vesellem!

    Doğan Taşcı
    herkul.org

    İlgili Yazılar

  2. 2
    nurya Üye
    nurya
    Üye

    Üye No: 53334
    Mesaj Sayısı: 495
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 53
    Yer: samsun

    Cevap: Muhammed’ül Emin (Naat-Şiir)


    medineye varamadım gül kokusu alamadım ben resüle doyamadım yaralıyım, yaralım oyyy.


+ Yorum Gönder