Kaza Namazlarını kılarken seferilik durumu ve tarihini belirtmek zorundamıyız? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    nisanur957 Üye
    nisanur957
    Üye

    Üye No: 77812
    Mesaj Sayısı: 3
    Tecrübe Puanı: 1

    Kaza Namazlarını kılarken seferilik durumu ve tarihini belirtmek zorundamıyız?


    Seferi olarak kılmadığım namazı seferilik bittikten sonra kazasını seferi mi kılmam gerek yoksa normal mi?

    Kaza namazlarının sadece ismini bilmek yeterli mi yoksa tarih gerkli midir?

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Desert Rose Bayan Üye
    Desert Rose
    Bayan Üye

    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 10,755
    Tecrübe Puanı: 158

    --->: Kaza Namazları


    Hanefi isen, seferde geçtği gibi kılarsın, yani dört rekatlı namazları iki rekat olarak kaza edersin.
    Şafii isen, tam olarak kılarsın.

    kılacağın namazın ismini yani hangi vakte ait olduğunu bilmek yeterli

    örmeği: niyet ettim Allah rızası için en son kazaya kalan
    sabah namazının farzını kılmaya demen yeterli olur.


  3. 3
    yeşil sancak Üye
    yeşil sancak
    Üye

    Üye No: 74102
    Mesaj Sayısı: 144
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Kaza Namazları


    Alıntı
    Hanefi isen, seferde geçtği gibi kılarsın, yani dört rekatlı namazları iki rekat olarak kaza edersin.
    bu verdiğiniz fetvanın kaynağını verebilirmisiniz..


  4. Reklam

  5. 4
    Desert Rose Bayan Üye
    Desert Rose
    Bayan Üye

    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 10,755
    Tecrübe Puanı: 158

    --->: Kaza Namazları


    Alıntı
    bu verdiğiniz fetvanın kaynağını verebilirmisiniz


    SEFERİ NAMAZI

    1. Dört Rekâtlı Namazların Kısaltılarak Kılınması:
    Namazları Kısaltmanın Meşruluğu:

    Meşruluğu: Dört rekâtlı namazların kısaltılarak kılınması Kur'an, Sünnet ve îcma' ile caizdir. (el-Muğnî; II, 254; Keşşâfu'l-Kınâ'; 593 vd.; Muğni'l-Muhtâc, I, 262 vd.)

    Kur'andan delil şu, ayet-i kerimedir:
    "Eğer kâfirlerin size fitne vermesinden korkarsanız yeryüzünde sefere çıktığınız zaman namazları kısaltarak kılmanızda bir beis yoktur."
    'İster korku durumunda olsun ister güven durumunda olsun na­mazların kısaltılarak kılınması caizdir. Ancak, ayette kısaltmanın korku şartına bağlanması, o gün bulunan olayı tespit etmsk içindir. Çünkü Hz. Peygamber (a.s.) 'in çoğu seferleri korkudan hâlî değildi.
    Yala b. Umeyye, Ömer b. el-Hattab'a şöyle demiştir:
    "Biz neden namazları kısaltarak kılıyoruz, halbuki güven içindeyiz .
    Hz. Ömer de buna cevap olmak üzere şöyle buyurdu:
    Ben de aynı durumu Hz. Peygam­ber (a.s.)'e sormuştum, bana şöyle buyurmuştu:
    Allah'ın size verdiği bi bağıştır. Allah'ın sadakasını kabul edin. (Muslim rivayet etmiştir)

    Sünnetten delil:
    Hz. Peygamber (a.s.)'in hac umre ve savaş için yaptığı seferle­rinde namazları kısaltarak kıldığı ile ilgili haberler tevatur derecesindedir.
    İbni Ömer şöyle diyor: "Hz. Peygambere arkadaşlık ettim. O seferlerinde iki rekâttan fazla kılmazdı. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman da böyle yaparlardı." (Buharî ve Muslim rivayet etmişlerdir. Bunun bir benzeri Buharî ile Muslim'de İbni Mes'ud ile Enes'ten rivayet edilmiştir.)

    Hanefilere göre:

    Seferî kimsenin namazlannı kısaltarak kılması vaciptir ve ay­nı zamanda azimettir. Dört rekâtlı her namazdan seferiye farz olanı iki rekâttır. Seferinin bilerek iki rekâttan fazla kılması caiz değildir. Eğer seferi yanılarak iki rekâttan fazla kılarsa sehiv secdesi yapmalıdır. Eğer iki rekâtı dörde tamamlarsa, ikinci rekatta teşehhud miktarı oturmuşsa, ilk iki rekâtı dörde tamamlarsa, ikinci re­katta teşehhut miktarı oturmuşsa, ilk iki rekâtı farz yerini tutar. Son ki rekât ise ken­disi için nafile olur, ve bundan ötürü hata yapmış olur. Eğer ikinci rekâtta teşehhut miktarı oturmamışsa, namazı batıl olur. Çünkü bu namaz tamamlanmadan ona na­file karışmıştır.
    Hanefllerin bu meselede dayandıkları delil sabit olan bazı hadisler­dir.
    Bunlardan biri Hz. Aişe (r.a.) hadisidir:
    "Namaz ikişer rekât olarak farz kılın­mıştır. Seferde iki olarak ikrar edilmiş, hazarda ise namaza ilâve yapılmıştır."
    (Hadisi Buharî ile Muslim SaAtfılerinde rivayet etmişlerdir. Bîr lafzı şöyledir: "Allah tealâ namazı farz kılınca iki rekât olarak farz kılmış, bilahere hazarda (ikâmet hâlinde) dörde tamamlamış, se­fer hâlinde ise ilk sekliyle bırakmıştır." Nasbu'r-Râye, II, 188)

    Delillerinden bir diğeri de îbni Abbas'tan rivayet edilen şu hadistir:
    "Allah tealâ, namazı Peygamberinizin dili ile hazarda dört rekât seferde iki rekât, korku hâlinde bir rekât olarak farz kılmıştır"
    ( Bu hadisi Muslim rivayet etmiştir. Taberanî şu lâfızla rivayet etmektedir: "Hz. Peygamber (a.s.) namazı hazarda dört rekât, olarak farz kıldığı gibi seferde İki rekat olarak farz kılmıştır. Nasbu'r-Râye.H, 189 )

    Seferde kaçırılan namazların kazası:

    Bu konu kaçırılan namazların kazası bahsinde geçmiş olup biz burada kısaca fakihlcrin görüşlerini özetlemeye çalışacağız:

    Hanefî ve Malikî Mezhepleri: (Fethu'l-Kadîr, I,405; Meraki'l-Felâh, 72; el-Lubâb, 1,110; el-Kavântnu'l-Ftkhyye, 71; eş-Şerhu
    Kebîr, I, 263)


    Hanefî ve Malikî mezheplerine göre, seferde bir namazı kaçıran kişi, hazarda onu seferde kaçırdığı gibi iki rekât olarak kaza edecektir. Hazarda bir namazı kaçı­ran kişi, onu seferde dört rekât olarak kaza edecektir. Çünkü namaz borç olarak ger­çekleştikten sonra değişmez. Kaza edaya göre yapılır, yani kaza edilen namaz, edâ ediliyormuş gibi kılınır.


    Şafii ve Hanbelt Mezhepleri: (Mugni'l-Muhtâc, I, 263, et-Mugnî, II, 282 vd.)

    Hazarda kazaya kalan namaz, ister seferde ister hazarda kaza edilsin, dört dekât olarak kılınır. Çünkü namazları kısaltmak seferin ruhsatlarından biridir. Seferin yok olması ile batıl olur.
    Bu mesele üç gün ayaklanndaki mestler üzerine mesh et­me ruhsatına benzer. Yolculuk sona erince ruhsat da sona erer. Aynca bu namaz ki­şinin zimmetinde tam olarak sabit olmuştur. Seferde kmnamayan ve kazaya bırakı­lan namaz ise seferde kılınırsa kısaltılarak, hazarda kılınırsa tam olarak kılınır. Şa-fiîlerde azhar olan görüşe göre hüküm böyledir. Çünkü bu namaz seferde farz ol­muştur. Dolayısıyla sebebin bulunmasına bakılır.
    Bu iki görüş bana göre, birbirine denktir. Kişi dilediği ile amel edebilir. Dinî yönden hangisini daha ihtiyatlı bulursa kişi onu seçebilir.

    Bu deliller sanırım yeterli olur yeşil sancak şimdi mutmain oldunmu????...


    Not) Sanırım bu deliller mutmain olman
    için kafi gelir
    Benimle uğraşacağın başka konu varmı gözden geçirsen iyi olur yeşil sancak...


  6. 5
    yeşil sancak Üye
    yeşil sancak
    Üye

    Üye No: 74102
    Mesaj Sayısı: 144
    Tecrübe Puanı: 2

    Alıntı
    Bu deliller sanırım yeterli olur yeşil sancak şimdi mutmain oldunmu????...


    Not) Sanırım bu deliller mutmain olman
    için kafi gelir
    Benimle uğraşacağın başka konu varmı gözden geçirsen iyi olur yeşil sancak...
    evvel verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. kendim şafii olduğum için hanefi mezhebindeki bu hükmü bilmiyordum. yeni bir şey öğrendim.. bu konuyla alakalı kısmı..


    ikincisi yukarıda alıntıdaki bölüm bir müslümanın takınmaması gereken tavır. bu kadar önyargılı olmanın alemi varmı.. sizden yalnızca bu bilginin kaynağını istedim o kadar...


  7. 6
    nisanur957 Üye
    nisanur957
    Üye

    Üye No: 77812
    Mesaj Sayısı: 3
    Tecrübe Puanı: 1

    çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için


+ Yorum Gönder