İslam'da KARZ-I HASEN 5 üzerinden 4.88 | Toplam : 24 kişi
  1. 1
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,691
    Tecrübe Puanı: 21
    Yaş: 35
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    İslam'da KARZ-I HASEN


    "Her ümmetin bir fitnesi/imtihanı vardır. Benim ümmetimin fitnesi/imtihanı ise dünya malıdır" (1)

    Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan ibaret olduğu gibi, dünyalık mal da, bu oyun ve oyalanmanın bir parçası ve imtihanın bir ayağıdır. Birçok ayet ve hadiste, dünya ve dünyalığın kınandığına şahit olurken; yine birçok ayet ve hadiste de, yetime, yolda kalmışa, komşuya, akrabaya vs. yardımın, onların ihtiyaçlarını karşılamanın faziletinden bahsedilmektedir. Bundan anlaşılmaktadır ki; dünya ve dünyalığı bir rahmet ya da bir felaket kılacak olan, onu nasıl ve nerede kullandığımızdır. Zaten bunların "imtihan" olarak tavsif edilmeleri de, bunu göstermektedir. Zira; imtihanı kazanmak da vardır, kaybetmek de..

    Bu imtihanı kazanmak için, Rabbimiz birçok vesileler halk etmiş ve birçok tavsiyelerde bulunmuştur. İşte bu tavsiye ve vesilelerden biri "Karz-ı Hasen"dir

    Karz-ı Hasen Nedir?

    Karz-ı hasen, kelime anlamı olarak, güzel ödünç demektir. Karz, geri almak üzere verilen demektir. Karz-ı hasen ise; "hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin, sırf Allah'ın (cc) rızasını kazanmak ve din kardeşinin sıkıntısını gidermek amacıyla borç vermeye denir(2)Bu güzel amel bir çok ayette övülmüş ve bu amelle âmil olanlar türlü mükafatlar ile müjdelenmişlerdir (3)

    Karz-ı Hasen'in Vasıfları

    İmam İbnu'l Cevzî (rh.a), karz-ı haseni 6 sıfatla vasıflandırır. Birincisi; Allah(cc)için ihlâslı yapılan.. İkincisi; gönül hoşluğu ile verilen.. Üçüncüsü; helal olan.. Dördüncüsü; sevabı Allah'tan umulan.. Beşincisi; ardından eziyet edilip başa kakılmayan.. Altıncısı; en iyi mallardan verilen..(4)

    Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (rh.a) ise, bunlara dört tane daha ekleyerek, karz-ı hasene, on sıfatı cami' eyler (5)

    Karz-ı Hasen'in Şartları

    Karz akdinin sıhhatli olabilmesi için, tarafların akıllı ve mümeyyiz olması, piyasada misli olan malın bulunması, karz muamelesi esnasında herhangi bir menfaatin şart koşulmaması gereklidir (6)

    Karz Muamelesi Nelerde Yapılır?

    Nakit para, altın, gümüş, arpa, buğday, yağ, bal, yumurta ve ceviz gibi tartılabilir, ölçülebilir ve piyasada benzeri bulunabilir şeyler arasında karz muamelesi yapılabilir (7)

    Karz-ı Hasen mi, Sadaka mı Efdaldir ?

    Allah (cc) Rasulü (sas) şöyle buyurmaktadır:

    "Bir malı/parayı borç/ödünç vermek, onu sadaka olarak vermekten hayırlıdır." (8)

    Karz-ı hasen sadakadan efdaldir. Zira sadaka muhatabı incitebilir. Ancak ödünç vermek, onun geri dönüşü olduğu için, incitmez. Ödünç veren (mukriz), ödünç alanı (mustakriz) zorlamayıp ödemesini kolaylaştırdığı oranda fazileti de katlanacaktır şüphesiz. Rasulullah (sas) şöyle buyurmaktadır:

    "Borcunu ödemekte zorluk çeken birisine mühlet veren veya borcunun bir kısmını bağışlayan kimseyi yüce Allah Cehennem ateşinden korur." (9)

    Ancak; mukriz istediği anda mustakrizin borcunu ödemesi de gerekliliktir. (10)

    Ve yine, sadaka isteyen bunu ihtiyacı olmadan dilenebilir; ancak ödünç isteyen, sadece ihtiyacı olduğundan dolayı bunu ister. (11)

    Karz-ı Hasen'in Fazileti

    Bir çok belayı def eden ve bilhassa Rasulullah (sas) tarafından muhtelif hadislerde -şiddetle- emir ve tavsiye edilen sadakadan daha faziletli olan "karz-ı hasen"e, günümüz İslam fertleri, maalesef gerekli ihtimamı göstermemekte ve imtihanı kazanmak için sunulan bu "kopya"yı değerlendirememektedirler. Şeytanın; "sen zekâtını veriyorsun; artık yapman gereken bir şey yok" sesine kulak vererek, zamanla daha da onun adımlarına uyup, nihayetinde fakirlikten korkar hale gelebilmekte ve şeytanın ordusundaki yerlerini alabilmektedirler. Bilmezler ki; "elindekini iyi kullanan, hiç muhtaç olup fakirleşmez!" (12)

    Karz-ı hasenin faziletine dair onlarca rivayetten -birbirlerine bağlı olan- birer ayet ve hadisi aktarıp sözlerimizi bağlayacağız.

    Rasulullah'a (s.a.s.); "Nuh'dan (a.s.) ümmetine kadar olan ümmetler içerisinde, kendi ümmetini nasıl tanıyacaksın?" sorusu sorulmuş ve şu cevabı vermiştir:

    "Onları abdestin tesiriyle yüzlerinin parlamasından tanırım. Bu parlaklık onlardan başka hiç bir millette yoktur. Kitablarının sağ taraflarından verilmesiyle de tanırım. Onları yüzlerinin görü*nüşünden de tanırım. Onları önlerinde ve arkalarında koşan nûrlarıyla da tanırım." (13)

    Allah (c.c.), hidayet kaynağı Kur'an'da mealen şöyle buyurmaktadır:

    "Hani Allah'a güzel bir borç verecek kimse ki, Allah onu ona katlayıversin?! Hem onun için çok hoş bir mükâfat da vardır! O gün mümin erkeklerle, mümin kadınları önlerinden ve sağ taraflarından nurları koşarken göreceksin: "Bu gün müjdeniz altlarından ırmaklar akan cennetlerdir. İçlerinde ebedi olarak kalacaksınız" (denir). İşte büyük kurtuluş budur!" (14)

    Ayette zikredilen "nur"dan kastın, iman ve hidayet olduğu görüşü, tercih edilen görüştür. Bununla birlikte, karz-ı hasende bulunan mü'minlerin iman ve hidayetle müjdelendikleri ve önceki hadis-i şerifle düşündüğümüzde de, karz-ı hasende bulunanların, kıyamet günü Rasulullah (s.a.s.) tarafından tanınacakları sonucuna ulaşabilmekteyiz.

    Bir Değerlendirme...

    Beşerî sistemlerin çarkında ezilen Müslümanlar, gün be gün ağırlaşan ekonomik şartları da dikkate alarak, "karz-ı hasen" kültürünü canlı tutmaya çalışmalıdırlar.

    Kardeşin kardeşe, akrabanın akrabaya sırt dönebildiği böylesi fitne ortamının en çetin fitnesi/imtihanı, sıla-i rahime gösterilen hassasiyet ölçüsüdür şüphesiz.

    Kimileri; sıla-i rahim ve akrabaya yardımın faziletini bildikleri halde buna yanaşmazlar. Oysa bunu yapabilseler; sıla-i rahim, sadaka ve nefs ile mücadele sevaplarını kazanacaklar. Bu kimseleri, bu sevaplardan mahrum eden, hiç şüphe yok ki şeytandır. Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır:

    "Yoksul kişiye sadaka vermekte sadece sadaka sevâbı vardır, akrabaya tasaddukta bulunmanın ise iki sevâbı vardır. Sadaka sevâbı ve akrabalık bağlarını kuvvetlendirme sevâbı." (15)

    Kimileri de; ihtiyaç sahibi akrabaları olduğu ve hac farizasını da eda ettikleri halde, tekrar tekrar umre ve hacca giderler de, akrabalarının halini ve hakkını gözetmezler. İşte bu gibilerin maksadı da riya, insanların övgüsünü kazanmak ve seyahatten başkası değildir. (16)Bu şekilde, bunlar da şeytanın adımlarına uyar ve safında yerlerini alırlar.

    Ve Son Söz...

    "Karz-ı hasen"; Müslümanları faize bulaşmaktan alıkoyar ve sosyal yardımlaşma sayesinde ülfet ve muhabbeti artırarak Müslümanları cem edip, Vahdet'e kapı aralar. Bugün, Müslümanlar için en büyük zenginlik bu değil mi zaten?


    Dipnotlar:

    1- Tirmizî, Zühd, 26(2336); Birgivî, Tarikat-ı Muhammediyye, 226

    2- Şamil İslam Ansiklopedisi, 4/275

    3- Bakara/245; Maide/12; Hadîd/11-18; Teğabun/17

    4- Bkz: İbn Cevzî, Zadu'l-Mesîr fî İlmi't-Tefsîr, 1/286

    5- Bkz: M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 7/386

    6- Bkz: Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet, 2/474; Şamil İslam Ansiklopedisi, 4/276; Yusuf Kerimoğlu, Fıkhî Meseleler, 2/269

    7- Bkz: Şamil İslam Ansiklopedisi, 4/275

    8- Ahmed bin Hanbel, 1/463; Suyutî, Câmiu’s-Sağîr, 2/86; el-Azizî, es-Sirâcu'l-Munîr Şerhu Câmiu's-Sağîr fî Hâdisi'l-Beşîri'n-Nezîr, 3/57; Suyuti, Camiu’s-Sağir ve Tercümesi İzahlı 2000 Hadis, 2/383

    9- Buharî, Büyû', 17; Müslim, Zühd, 74; Tirmizî, Büyû', 67; İbn Mâce, Sadakat, 14; Ahmed bin Hanbel, 1/327, 2/359

    10- Bkz: Ömer Nasuhi Bilmen, Hukûk-i İslamiyye Kamusu, 6/94-104; Şamil İslam Ansiklopedisi, 4/276

    11- İbn Mace'nin Sünen'inde ve Suyutî'nin Cami'sinde yer alan rivayette, Rasulullah(s.a.s.) Cebrail'e(a.s.) "Borç vermenin sadakadan üstün olmasının hikmeti nedir?" diye sorması üzerine, Cebrail(as) Rasulullah'a(s.a.s.) bu cevabı vermiştir. el-Heysemî Mecmau'z-Zevâid'de, bu hadisin senedinin zayıflığını, Ahmed, İbn Main, Ebu Davûd, Ebu Zur'a, Darekutnî ve başkalarının ifâde ettiğini belirtmiştir; ancak "fezâil"le alakalı meselelerde, zayıf hadisle amel edilebilir ve "zayıflığı belirtilerek" rivayeti de caizdir. Hadis için, bkz: İbn Mâce, Sadakat, 19(2431); Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercümesi İzahlı 2000 Hadis, 2/384

    12- Hasan el-Basrî'nin(rh.a.) sözü. bkz: Abdullah b. Mübarek, Kitabu'z-Zuhd ve'r-Rekaik, 135

    13- İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, 17/7743; M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 7/387

    14- el-Hadîd/11-12 (Elmalılı Sadeleştirilmiş Meali)

    15- İbn Mâce, Zekat, 24; Nesâî, Zekat, 82; Tirmizi, Zekat, 26; Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercümesi İzahlı 2000 Hadis, 2/384
    16- Birisi Bişr-i Hâfî'ye; "Hac için 2000 dirhem hazırladım" der. Bişr; "Daha önce haccettin mi?" diye sorar. O; "Evet" deyince, Bişr; "O halde hacca gitme, bir borçlunun borcunu öde" der. O kişinin; "Nefsim sadece hacca gitmek istiyor" demesi üzerine Bişr-i Hâfî şu cevabı verir: "Senin kastın gidip gelmek (seyahat etmek) ve hakkında 'filan hacca gitti' dedirtmektir." [İbn Cevzî, Telbis-i İblis, 485]

    Bilal HATTAB
    www.vuslatdergisi.com

    İlgili Yazılar

  2. 2
    NurYüzlü Bi-çare-i gedâ..
    NurYüzlü
    Bi-çare-i gedâ..

    Üye No: 51648
    Mesaj Sayısı: 47
    Tecrübe Puanı: 2
    Yer: Gurbet

    --->: İslam'da KARZ-I HASEN


    Bizleri aydinlattigin icin Allah c.c senden razi olsun..


  3. 3
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,691
    Tecrübe Puanı: 21
    Yaş: 35
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: İslam'da KARZ-I HASEN


    eyvAllah, ecmain inşaAllah..


  4. Reklam

  5. 4
    menzil_guller Ya Hayy
    menzil_guller
    Ya Hayy

    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 634
    Tecrübe Puanı: 36

    --->: İslam'da KARZ-I HASEN


    hesabını veremeyeceğimiz dünya malından Rabbim'e sığınırım..güzel paylaşım için Rabbim razı olsun..emeğinize sağlık..


  6. 5
    assault79 Üye
    assault79
    Üye

    Üye No: 12847
    Mesaj Sayısı: 23
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 40
    Yer: karaköse

    bilal abim seni görmek tanımak isterdim.Rabbim sizden razı olsun.


  7. 6
    rönesans üçüncü göz
    rönesans
    üçüncü göz

    Üye No: 51313
    Mesaj Sayısı: 261
    Tecrübe Puanı: 6

    :gul:
    Alıntı
    Karz-ı hasen, kelime anlamı olarak, güzel ödünç demektir. Karz, geri almak üzere verilen demektir. Karz-ı hasen ise; "hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin, sırf Allah'ın (cc) rızasını kazanmak ve din kardeşinin sıkıntısını gidermek amacıyla borç vermeye denir(2)Bu güzel amel bir çok ayette övülmüş ve bu amelle âmil olanlar türlü mükafatlar ile müjdelenmişlerdir (3)

    ALLAH"ın rızasını gözeterek vermek, din kardeşinin sıkıntısını gidermek amacıyla verilmiş borç paylaşım güzel-di Rabbim hepimize bu güzel davranışı nasip, kısmet etsin Aminn.



  8. 7
    melle Üye
    melle
    Üye

    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 1,823
    Tecrübe Puanı: 20

    Borç kelimesinin fıkıhtaki karşılığı KARZ'dır.
    Hasen ise yi demektir.
    Yani Karzı hasen demek, iyi borç vermek demektir.

    Güzel borç denmesinin sebebi, bu borç verilirken hiç bir menfaat gözetilmeksizin, Allah rızası için verilmesidir.


  9. 8
    İsimsiz kişi Misafir
    Misafir

    Tamam çok güzel diyorsunuz ben faiz yemekten Allahtan korkuyorum ve sikintidayim borcum var. İsteğim kişiler bana tek önerdikleri şey banka ben hocayim nasıl Allaha savaş açarım ben korkuyorum haya ediyorum Allah rızası için borç istiyorum yardım ederseniz sevinirim


  10. 9
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Eee neden kimse cevap vermedi bu hocamıza ?
    Bunu tek başımıza başaramayız.Beşeri ve şeytani sistemler ile oluşturulan küresel yapılanmayı nasıl yıkacağız ?


  11. 10
    Özmilli Misafir
    Misafir

    Ne zor bir çağda gelmişiz dünyaya. Nice güzellikler unutulmuş, kaldırıp atılmış. Karzı hasen gibi. Ve o güzelliklerin yerlerine çamur çiyfe doldurulmuş. Faiz gibi. Bu ahvâle rağmen karzı hasen güzelliğini bilinçli olarak uygulayan ve karşılığında Allah'ın rızasını uman birkaç kişi tanıdım ben. Bu arada bu konuyu ele aldığınız için Rabbimiz fazlasıyla sevindirsin sizleri. Âmin. R.Serdar Özmilli.


+ Yorum Gönder